Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/3961 E. 2023/4764 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3961
- Karar No
- 2023/4764
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/144 E., 2014/369 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/19549 soruşturma nolu, 14.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Mersin 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2013/144 Esas, 2014/369 Karar sayılı kararı ile sanığın; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci madde ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık ile mağdurenin evlenmek istedikleri için ilişkiye girdiklerini beyan ettiklerine gerçekte ilişkiye girmediklerine, sanığın evlenmekten vazgeçince kendisine iftira atıldığına, mağdurenin yaşının on beşten büyük bilindiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da yasal şartlarının oluşmadığına, ruh sağlığının önceden bozuk olduğuna, hata hükümlerinin uygulanmasına vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ile yaşı küçük mağdurenin aynı mahallede oturdukları, sosyal medya üzerinden tanışarak gönül ilişkisi kurdukları, mağdurenin zaman zaman sanığın evine gittiği bu süre zarfında sanık ile mağdurenin birden fazla kez sanığın evinde ilişkiye girmeye çalıştıkları, aralarının bozulması ve tartışma üzerine madurenin intihara kalkıştığı, tanık ... ye olaylardan bahsetmesi ve katılan annenin haberdar olması ile intikalin gerçekleştiği olayda, dosya kapsamında bulunan deliller; Mağdurenin aşamalarda alınan beyanları, Katılanın aşamalarda alınan beyanları, Tanıkların beyanları, Sanığın savunması, Mağdure hakkında aldırılan adli raporlardan ibarettir IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden 1. Sanığın mağdureyi birden fazla kez evine götürmek suretiyle mağdurenin hürriyetini kısıtladığının anlaşılması karşısında sanık hakkında zincirleme suç hükümleri gereği artırım uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde mağdurenin aşamalarda alınan beyanları, katılan beyanları, tanıkların anlatımları, mağdurenin on beş yaşını doldurmadığına ilişkin aldırılan Adlî Tıp Raporu ve sanık savunması göz önüne alındığında eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçuna Teşebbüs Yönünden 1. Sanık hakkında kurulan hükümde, olay günleri sanığın, mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında organ veya sair cisim sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eyleminin tamamlamasına engel harici herhangi bir neden bulunmaksızın eylemini sonlandırdığı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme düzenlemesi de nazara alındığında mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; mağdure hakkında Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 23.06.2014 tarihli raporunda özetle; mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu ancak bu bozulmanın iddia edilen istismara bağlı olarak oluşabileceği gibi erken yaşta cinsel deneyim yaşaması veya olay sonrası gelişen stres ve çatışmalar sonucu da oluşabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının belirtilmesi karşısında oluşan ve sanık lehine olan bu şüpheden sanığın faydalandırılarak hakkında 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasındaki artırımın uygulanamayacağı gözetilmeden mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun kabulü ile buna bağlı olarak 6545 sayılı Kanun tartışmasının karar yerinde hatalı tartışılması ve uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2013/144 Esas, 2014/369 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçuna Teşebbüs Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2013/144 Esas, 2014/369 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.