Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/3074 E. 2023/4337 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3074
Karar No
2023/4337
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/591 E., 2014/330 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2014 tarihli ve 2013/591 Esas, 2014/330 Karar sayılı kararının, mağdure vekili ile suçtan zarar gören Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine dosya tetkik edildi; on dört yaşı içerisindeki mağdurenin suç tarihinde Bakanlığa bağlı yurtta kaldığının anlaşıldığı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunan Bakanlık vekilinin, mahkemece verilen kararı temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesi uyarınca suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasına karar verildi. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli ve 2013/591 Esas, 2014/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.11.2017 tarihli ve 14-2017/56077 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Mağdure Vekilinin Temyiz Talebi Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebi Özetle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, Bakanlık adına katılma talebinde bulunduklarına, mağdurun 1998 doğumlu olup olayın on dört yaşındayken olduğuna, söz konusu suçun işleniş biçimi ve mağdurun psikolojik durumu dikkate alındığında çocuğun ifadelerinin gerçeği yansıttığına, çocuğun yaşı itibariyle de yaşanmamış bir olayı anlatmasının mümkün olmadığına, mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanında kendisine iftira atmasını gerektirebilecek hiçbir sebep bulunmaması sebebiyle sanığın atılı suçları işlediğinin açık olduğuna, mağdurun olayı anlatış şekli, ayrıntılı bir şekilde anlatmış olması ve yaşı ile sağlık durumu nedeniyle yalan söylemesi ve olmamış bir olayı anlatmasının da beklenemeyeceğine, şartları oluşmadığı halde sanık hakkında sanık lehine beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğuna, üzerine atılı suçlardan sanığa ceza verilmesi gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçların unsurları oluşturduğu halde cezalandırılmadığına, kararın sanık aleyhine bozulmasına, sanığın üst sınırdan ağırlaştırılmış nedenler uygulanarak cezalandırılmasına ve tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin olay tarihinden önce çocuk yurdunda kaldığı, yurttan okula çıkmak üzere ayrılıp kaçtığı ve geri dönmediği, bu süre içerisinde sokaklarda kaldığı, bazen tanıştığı erkeklerle kaldığı, bu erkeklerden bazıları ile cinsel ilişkide bulunduğu, daha sonra yurda gidince yurt müdürüne durumu söylemesi üzerine kendisiyle ilişkide bulunan kişilerle ilgili beyanı alınarak soruşturma başlatılması ile intikal eden olayda, mağdurenin; sanıkla önceden tanıştıklarını, facebook üzerinden konuşarak kalacak yeri olmadığından Bursa'ya gelebileceğini söylediğini, sanığın kendisini otogardan alarak ailesinin kalmış olduğu eve götürdüğünü, burada dört gün kaldığını, sanığın annesinin dışarı çıktığı bir zamanda sanıkla rızasıyla bir kez cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği, sanığın savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediği, mağdureyle tanıştığını, mağdurenin olay tarihinde Bursa'ya geldiğini, bu dönemde annesinin ağır hasta olduğunu, mağdurenin de bu nedenle gelmek istediğini söylediğini, üç dört gün boyunca kendi evlerinde kaldığını, bu dönemde annesinin hasta olduğundan dışarıya çıkamadığını, evin de kalabalık olduğunu, mağdureyle cinsel ilişki de bulunmasının mümkün olmadığını beyan ettiği, sanık beyanlarının dinlenen tanık N.E.'nin beyanıyla doğrulandığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut iddiasından başka delil bulunmadığı, mağdure beyanının ise güvenilir olmadığı, davaya konu olay ile ilgili yer ve zaman belirterek açıklamada bulunulmadığı, mağdure tarafından sanığın annesinin dışarı çıktığı bir zamanda ilişkinin olduğu söylenmesine rağmen sanığın annesinin ağır hasta olduğu, celp edilen nüfus kaydına göre daha sonra vefat ettiği, karısından ayrılmış olan bir erkeğin bu şekilde cinsel tatmin imkanı bulduğunda hiç bir engel yokken sadece ilişkinin bir kere gerçekleştiğinin kabulünün de hayatın olağan akışına uygun düşmediği kabul edilerek delil yetersizliği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiş, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Onama sebebine göre Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2014 tarihli ve 2013/591 Esas, 2014/330 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/3074, K. 2023/4337, T. 15.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-3074-e-2023-4337-k-f2da5dfea909