Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24673 E. 2023/7712 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24673
Karar No
2023/7712
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/513 E., 2019/745 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2013 tarihli ve 2013/99 Esas, 2013/622 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrere özgü infaz rejimine göre infazı ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Anılan kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 25.05.2017 tarihli ve 2015/10326 Esas, 2017/11787 Karar sayılı ilâmıyla; "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra , 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Temyiz incelemesine konu, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2017/513 Esas, 2019/745 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrere özgü infaz rejimine göre infazı ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç işlemediğine, cezanın haksız ve fazla olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ......'in ......Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hasta bakıcı olarak çalıştığı, 2011 yılı içinde bu hastanede sanık ... ile tanıştığı, sanığın sürekli olarak katılana birliktelik teklif ettiği, evlenmek istediğini söylediği, ısrarlara dayanamayan katılanın 08.03.2012 tarihinde evlenme teklifini kabul ettiği, sanığın zaman içerisinde katılanın hasta bakmasından rahatsızlık ve üzüntü duyduğunu, kendisinin boşanmış olduğunu, boşandığı eşinin mal talep ettiğini, üzerine kayıtlı bulunan gayrimenkuller bulunduğunu, bu malları evlendiklerinde katılanın üzerine geçireceğini, ancak malların devir işlemleri için masrafların bulunduğunu, bazı davaların açılması gerektiğini, uzun süredir maaş alamamadığı için parasının bulunmadığını söyleyerek katılandan para talep ettiği, ayrıca sanığın katılana bir hukuk bürosu ve avukat ismi vererek davaların bu yolla çözüleceğini söylediği, gerçekte olmayan hukuk bürosu ve avukat ismi ile katılana mesajlar çektiği, hukuk bürosundan çekilmiş gibi görünen mesajlar aracılığı ile devir için hukuki işlemlerin başladığını, aşama kaydedildiğini haber verdiği, katılan kendisine gelen mesajların bir hukuk bürosundan geldiği inancıyla sanığın beyanlarına itibar ederek sanığa toplamda 10.000,00 TL para verdiği, sanığın evli olduğu, boşanmamış olduğu halde sanığın katılanla evleneceği, evlendiklerinde gayrimenkullerini katılana devredeceğinden bahisle ''dava masrafı” adı altında katılandan para almak suretiyle işlediği dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istenmiştir. 2. Katılan ...... anlatımlarında, sanıktan şikâyetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini beyan etmiştir. 3. Sanık ... savunmasında, suçu inkar etmiş, katılanın kendisiyle evlenmek istediğini, kıskançlığı nedeniyle iftira attığını ifade etmiştir. 4. Tanık ... yeminli beyanında; katılanı annesine baktığı için tanıdığını, sanığın katılana evlenme teklif ettiğini, sanık ve katılan ile bir iki kez kafeteryada oturduklarını ifade etmiştir. 5. Tanık ... yeminli beyanında; katılanın annesi olduğunu, katılan ile sanığın bir müddet arkadaşlık yaptıklarını, bu aşamada sanıkla tanıştığını, sanığın fabrikada işçi olarak çalıştığını söylediği halde çalıştığı fabrikadan maaş alamadığından yakındığını, sanığın bazı mallarını katılanın üzerine geçireceğini bununla ilgili yapacağı masraflar için katılandan para aldığını, sonrasında sanığa ulaşamadıklarını ifade etmiştir. 6. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır. 7. Mahkemece, sanığın katılana evlenecekleri konusunda ısrarlı yalan söylemek suretiyle kandırdığı, katılanın üzerine gayrimenkul devredeceğinden bahisle “dava masrafı” adı altında para aldığı bu şekilde katılanın hulus ve saffetinden yararlanarak dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak, 3. Temyize konu kararda Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılabilmesi için tekerürre esas alınan ilamın verildiği tarihte kesin olmaması gerekir; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ... (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.07.2009 tarihli ve 2008/3305 Esas, 2009/1235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yaralama suçundan doğrudan hükmedilen 2.000,00 TL adli para cezasının hükmün verildiği tarih itibariyle 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereğince kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı görülmüş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2017/513 Esas, 2019/745 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin 6 ncı paragrafın bütünüyle çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/24673, K. 2023/7712, T. 30.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-24673-e-2023-7712-k-fa515f329f96