Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/25723 E. 2025/2356 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25723
- Karar No
- 2025/2356
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/813 E., 2018/774 K. SUÇLAR : Cinsel taciz, reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine, cinsel taciz suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle mağdurenin rızasıyla sanığın evine gittiğine, cinsel ilişkinin gerçekleşmediğine, doktor raporunun da bu hususu doğruladığına, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun şikayete bağlı olduğuna, mağdurenin şikayetinin sorulmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle mağdurenin beyanlarının istikrarlı olduğuna, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, reşit olmayanla cinsel ilişki suçtan verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Kovuşturma evresinde Mahkemece ifadesinin alındığı 24.10.2017 günlü duruşmada on sekiz yaşı içerisinde bulunan mağdurenin 5271 sayılı Kanun'un 234. maddesinde belirtilen hakları hatırlatılmasına rağmen davaya katılma iradesi göstermediği, bu itibarla aynı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde karar tarihinde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
C. Reşit Olmayanla Cinsel ilişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde aynı Kanun'un 282/1-f maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’nın duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurenin, soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi ve Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle, mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin vaki temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Reşit Olmayanla Cinsel ilişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.