Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/25246 E. 2025/2146 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25246
- Karar No
- 2025/2146
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/720 E., 2021/978 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin 16.03.2020 tarihinde davaya katılmak istediğini beyan etmesi karşısında bu hususta mahallince bir karar verilmediği anlaşıldığından 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 Sayılı Kanun) 237/2. maddesi uyarınca Bakanlığın katılan sıfatı ile davaya katılmasına karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle suçun sübut bulduğuna, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’nin duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurenin, soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.