Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27022 E. 2025/3405 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27022
- Karar No
- 2025/3405
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/231 E., 2020/119 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın hileli eylemlerle müştekiyi ikna etmek suretiyle rızası dahilinde ekskavatör makinesini aldığı, kastının eylemin başlangıcından itibaren dolandırıcılık suçunu işlemeye yönelik olduğu anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir
Suça konu ekskavatörün müştekinin şikayetinden sonra kolluk güçleri tarafından yapılan araştırma sonucu bulunması karşısında, şartları oluşmamasına rağmen sanık hakkında verilen cezadan TCK 168/1 maddesi uyarınca indirim yapılmasındaki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; tekerrüre esas alınan ilamdaki iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunun cezası 10 ay olduğu halde hükümde 5 ay olarak belirtilmesi infazda nazara alınabilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yapılan yargılama gideri ve bozma sonrası yapılan uzlaştırma giderinin sanıktan tahsiline, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışında yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.