Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/22557 E. 2025/2544 K. – Cinsel Taciz
Konu: Cinsel Taciz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22557
- Karar No
- 2025/2544
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Taciz
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1232 E., 2017/2693 K. SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın eylemi cinsel taciz kabul edilerek bu suçtan şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin dava dosyası kapsamında yer alan yazışma ve görüşmelere rızası bulunması sebebi ile sanığın işlediği iddia edilen cinsel taciz suçunun hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesinde usulüne uygun şekilde davaya katılmayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin hükmü istinaf etme hakkı bulunmadığı gözetilerek vaki talebin reddedilmesi gerekirken anılan başvuruya istinaden gerçekleştirilen incelemede hükmün kaldırılarak sanık aleyhine olacak şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.