Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18903 E. 2024/42 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18903
- Karar No
- 2024/42
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/198 E., 2016/189 K. ŞİKAYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, mağdure vekili, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Mağdure vekili ile Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; mağdurenin, 30.11.2020 tarihli dilekçesi ile şikâyetçi olmadığını beyan ettiği ve Bakanlık vekilinin ise kovuşturmada katılma talebinde bulunmaması karşısında kanun yolu muhakemesinde davaya katılmanın mümkün olmaması sebebiyle mağdure vekili ile Bakanlık vekilinin hükümleri temyize haklarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın atılı suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mahkeme kararının usule uygun olmadığına, sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekili ile Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde On beş yaşından büyük mağdurenin yolladığı dilekçe ile şikâyetçi olmadığını beyan ettiği ve Bakanlık vekilinin ise kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunup bu aşamada katılmanın mümkün olmadığı dikkate alındığında 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde Olayın intikal şekli, mağdurenin aşamalardaki çelişkili ve tanık anlatımları ile örtüşmeyen beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure Vekili ile Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/198 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekili ile Bakanlık vekilinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/198 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğnameye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi. ...