Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18242 E. 2023/6912 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18242
- Karar No
- 2023/6912
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/96 E., 2016/297 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararı ile; a) Suça sürüklenen ...'un, çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. b) Suça sürüklenen ...'in; çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.12.2020 tarihli ve 14-2016/386793 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Hükmün mağdure beyanına göre kurulduğuna, mağdurenin soyut beyanı dışında delil bulunmadığına, beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin kendi rızası ile suça sürüklenen çocukların yanına geldiğine ve diğer hususlara ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında delil bulunmadığına, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin arkadaşı Kübra'nın beyanlarının dikkate alınmadığına, mağdurenin anne ve babasından korktuğu için zorla kaçırdılar dediğini itiraf ettiğine ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdure ...'ın suçu sürüklenen çocuk ...'i kız arkadaşı nedeniyle tanıdığı, olay günü olan 06.07.2014 tarihinde ...'ın suça sürüklenen çocuk ...'e sosyal paylaşım sitesi, Facebook üzerinden "Ne haber ..." diye mesaj attığı ve aralarındaki yazışmaları başlattığı, sonra ...'ın ...'e "İyi yaa ... gel seninle tanışalım" şeklinde mesaj attığı, daha sonra ... ile ...'ın saat 19.30'da buluşmak üzere anlaştıkları, ...'in yanında getireceği arkadaşı için ...'dan kız arkadaş getirmesini istediği, son mesajın saat 18.23'te atıldığı, daha sonra ...'in motosiklet ile gelerek ... ile buluştuğu, buluşmadan önce de ...'in arkadaşı diğer suça sürüklenen çocuk ...'u ...'de bulunan askeri alana yakın ağaçlık alana götürüp bıraktığı, daha sonra ...'in mağdure ...'ı razısıyla motosikletine bindirerek ...'u bıraktığı ağaçlık alana gittikleri, burada hep birlikte oturup sohbet ettikleri, bir süre sonra ...'in ...'ı öpmeye çalıştığı, ancak ...'ın izin vermediği, bir süre sonra da üçü birlikte motosiklete binip mağdurenin beyanına göre rızasıyla bir köy evine gittikleri, suça sürüklenen çocukların savunmalarına göre ise aynı yerde kalmaya devam ettikleri, daha sonra ...'un mağdure ...'a cinsel manada birlikte olmayı teklif ettiği, ...'in de ...'u destekler şekilde aynı teklifi yaptığı, mağdurenin kabul etmediği, bunun üzerine aralarında tartışma yaşandığı, mağdurenin ayrılmak istediği ancak suça sürüklenen çocukların buna izin veremeyerek mağdure ile ilişki yaşamak istediklerini söyledikleri, mağdurenin üstündekileri çıkardıkları, ...'un çakı çıkarıp mağdurenin boğazına dayadığı, "Bizimle ilişkiye gireceksin yoksa öldürürüm" diyerek kendisini ilişkiye zorladığı, birlikte mağdurenin vücudunun çeşitli yerlerini okşamaya başladıkları, mağdurenin bu sırada ...'in kolunu ısırdığı, ...'in de mağdureye tokat attığı, ...'un cinsel organını çıkarmış vaziyette mağdureye dokunmaya çalıştığı, ...'in de mağdureyi tutuğu, mağdurenin ağlaması üzerine, ...'un karşı çıkmasına rağmen ...'in eylemini daha fazla ileri götürmek istememesi nedeniyle bıraktıkları, mağdurenin üstünü giyinmesi sonrası mağdureyi tekrar motosiklete bindirip birlikte ...'e bırakıp oradan uzaklaştıkları, mağdurenin aynı gece kolluğa gidip suça sürüklenen çocuklar hakkında şikayette bulunduğu, alınan doktor raporlarına göre ...'un vücudunda herhangi bir darp-cebir izinin bulunmadığı, ...'in sağ el bileğinde ısırık izi olduğunun ve basit tıbbi müdahale ile iyileşebileceğinin belirtildiği, mağdure ...'ın ise kafasında ağrı ve hassasiyet olduğunun ve basit tıbbi müdahale ile iyileşebileceğinin belirtildiği, olay tarihinde ...'ın on dört, ...'in on altı ve ...'un ise on yedi yaşında olduğu gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocukların atılı suçları işlediğinin anlaşıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Anılan nedenle bozma talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Mağdurenin soruşturma aşamasında savcılık beyanında ve kovuşturma aşamasında duruşma beyanında suça sürüklenen çocuk ... ile facebooktan konuşup anlaştıklarını ve motosiklete kendi iradesiyle binip ormanlık alana ve oradan dağ evine gittiklerini beyan etmesi karşısında, gerçekleşen eylemlerde cebir, tehdit veya hile bulunmadığı ve yine suça sürüklenen çocukların çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı nazara alındığında, on beş yaşından küçük olan mağdurenin suça sürüklenen çocuklar tarafından ormanlık alana ve oradan bağ evine götürülmesi şeklinde gerçekleşen eylemler hakkında temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması, Kabule göre de; İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayin edilirken temel cezanın önce 5237 sayılı Kanun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, sonra ikinci fıkrası uyarınca kademeli olarak uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.