Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/14072 E. 2023/1755 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14072
Karar No
2023/1755
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2016/264 Esas, 2016/557 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2020 tarihli ve 12-2016/382742 sayılı tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İstemi Suçun tarafından işlenmediği halde cezalandırılmasına karar verildiğini, dosya kapsamında mevcut olan lehine ve aleyhine bütün delillerin değerlendirilmesi ve cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve mahkûmiyete yeter delil elde edilmesi gerektiğini, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ve diğer temyiz itirazlarını beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesi; "Delillerin değerlendirilmesi sonucu Mahkememizde oluşan tam bir vicdani kanaate göre, Katılanın kullanımında olan 0536 *** ** ** no.lu hattına, sanığın kullanmakta olduğu 0545 *** ** ** telefondan dosya kapsamındaki mesaj ve aramalara dair tutanaklar uyarınca 11/05/2015 ile 12/05/2015 tarihleri arasında saat 19:56 (4 kez), 19:55( 2 kez ), 19:31 (2 kez ), 19:27, 19:23, 20:59, 21:37, 00:51 ve 01:54'te olmak üzere birden çok cevapsız çağrı bıraktığı ve aradığı ayrıca whatshap üzerinden birden ziyade mesaj gönderdiği, katılanın buna rızasının olmadığı, ayrıca sanığın katılana 11/05/2015 ile 12/05/2015 tarihleri arasında whatshap üzerinden dosya kapsamındaki katılanın telefonuna gelen mesaj ve aramalara dair tutanaklarla tespit olunduğu üzere birden ziyade şekilde sanığın katılana “seni kafaya taktım, seni seviyom, Yo sni takmisim bn kafama, bn sni tniyrum tnimsm ckma tklifı ypmm, bn ... om sn bni tnimiyrsn, Komtn var gce 1 de uyumzsan knuslim, Bnimle ckacn mi ozmn, Uyumzsn konusuruz snde sz verecn!ckacagima bn ctti bi iliski arayrm, Bn blurum kafaya takayim ytr, fotonu bulacm, kimsy le is birligi yapmam bn sni svyrm anla, Bn delirmosim ztn senn askindan ” şeklinde cinsel amaçlı taciz içerikli mesajlar gönderdiği anlaşılmıştır. Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiş, mesajları kendisinin göndermediğini, o dönem askerde olduğunu, askerde iken telefonunun arkadaşları tarafından da kullanıldığını mesajların onlar tarafından gönderilmiş olabileceğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Ancak sanık bu mesajları gönderen arkadaşının kim olduğunu söylememiştir. Telefon hattının kendisine ait olduğu nazara alındığında savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış ve itibar edilmemiştir. Yine katılanın dayısı ... ile yengesi ...'in düğününde katılanın bilgisi ve rızası haricinde hukuka aykırı olarak temin ettiği değerlendirilen katılana ait birden ziyade fotoğraflarını whatsapp üzerinden katılana gönderdiği bu suretle sanığın katılanın kişisel veri niteliğinde olan fotoğraflarını hukuka aykırı olarak ele geçirerek ve yayarak 5237 sayılı TCK 136/1 maddesindeki suçu da işlediğinden bahisle cezalandırılması istenilmiş ise de katılanın anlatımından söz konusu fotoğrafların dayısının ve yengesinin düğününde çekilmiş fotoğraflar olduğu, bu fotoğrafların varlığından katılanın haberdar olmadığı, kendisinin elinde bu fotoğrafların olmadığı, fotoğraflar incelendiğinde bu fotoğrafların gizlice çekilmiş fotoğraflar olmadığı bizzat katılan tarafından poz verildiği, dolayısıyla bu fotoğrafların sonradan temin etmese de rıza ile çekildiği, kendisinde olmadığına ve rızası ile çekildiğine göre çeken kişinin elinde olduğu ve katılanın bu kişiyi de hatırlamadığı, buna göre katılanın bilgisi ile çekilen ve kendisinin de dahi olmayan fotoğrafların sanık tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirildiğinin tespit edilemediği, sanığın ne şekilde bu fotoğrafalrı elde ettiğini anlaşılamadığı, sanığın bu fotoğrafları yayma gibi bir durumunun da olmadığı, zira sanığın bu fotoğrafları yine sahibine gönderdiği anlaşılmakla her ne kadar sanık ... *** hakkında katılan ... ***'ye karşı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediğinden bahisle TCK'nın 136/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK 223/2-e maddesi gereğincHer ne kadar sanık ... *** hakkında katılan ... ***'ye karşı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediğinden bahisle TCK'nın 136/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK 223/2-e maddesi gereğince beratine karar verilmiştir. Sanık ... ***'ün katılan ... ***'ye yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK’nın 123/1 maddesi gereğince takdiren temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki tavırları, cezanın sanık üzerindeki olası etkileri gözönüne alınarak TCK'nın 62/1 maddesi gereğince cezasından 1/6 oranından indirim yapılmasına, sanık hakkında hükmolunun kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliği, ekonomik ve sosyal durumu, şuçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak 5237 sayılı TKC. m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilmesine, sonuç cezanın adli para cezası olması sebebiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanık kabul etmediğinden sanık hakkında ...nın 231/6-a,b maddeleri gereğince yasal şartları bulunmadığından ...nın 231/5-6. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık ... ***'ün katılan ... ***'ye yönelik cinsel taciz suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK’nın 105/1 maddesi gereğince takdiren temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık katılana yönelik eylemini değişik zamanlarda birden fazla işlediğinden cezasından TCK'nın 43/1 maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapılmasına, sanığın duruşmadaki tavırları, cezanın sanık üzerindeki olası etkileri gözönüne alınarak TCK'nın 62/1 maddesi gereğince cezasından 1/6 oranından indirim yapılmasına, sanık hakkında hükmolunun kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliği, ekonomik ve sosyal durumu, şuçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak 5237 sayılı TCK. m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilmesine, sonuç cezanın adli para cezası olması sebebiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanık kabul etmediğinden sanık hakkında ...nın 231/6-a,b maddeleri gereğince yasal şartları bulunmadığından ...nın 231/5-6. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir." gerekçeleriyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı vermiştir. IV. GEREKÇE A. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 maddesinin ikinci fıkrasında “Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” hükmünün yer aldığı aynı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında da hapis cezasının yanında adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü ve mahkemece sanık hakkında hapis cezası tercih edilerek ceza tayin edildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ile sanığın katılana karşı eylemini telefonla gerçekleştirdiği sabit olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ile artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı olarak bulunmuştur. B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hükme ilişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın işlediği kabul edilen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu açısından karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2016/264 Esas, 2016/557 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326 ncı maddeleri gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2016/264 Esas, 2016/557 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/14072, K. 2023/1755, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-14072-e-2023-1755-k-a6c96ca33a50