Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/13598 E. 2024/6446 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13598
- Karar No
- 2024/6446
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Şikayetçi Bakanlık vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma hakkının ve dolayısıyla hükümleri temyize hakkının bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1, 35, 109/2, 109/3.a, 109/5, 110/1 ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasında, Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın cinsel saldırıya teşebbüs eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102/2 ve 35. maddeleri kapsamımda nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçuna uyma ihtimali ile görevsizlik kararı verilerek dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. 2. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli ve 2014/248 Esas, 2015/436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102/1,102/3-d, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 109/3-a, 109/5, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, 10.02.2016 tarihli dilekçesi ile sanığın kendisine yönelik cinsel bir eyleminin olmadığını kendisini alıkoymadığını belirttiğine, eksik araştırma ve soruşturma ile hükümler kurulduğuna, usul ve kanuna aykırı hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaate istinaden delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde eylemin gerçekleşme şekline dair herhangi bir açıklama içermeyen gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 ve ve 5271 sayılı Kanun'un 230/1 maddelerine muhalefet edilmesi hukuka kesin aykırılık olarak saptanmıştır. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Başkaca yönleri incelenmeyen Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.