Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/11262 E. 2025/2482 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11262
- Karar No
- 2025/2482
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/1279 E., 2019/1391 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-c maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, tıbben fiili livata bulgusuna rastlanılmamasının mümkün olduğu gözetilip mağdurenin beyanına üstünlük tanınarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması ve temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi ile takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin, şikayetçilerin ve tanıklarının anlatımlarının birbirleriyle çeliştiğine, olayın gerçekleştiği iddia edilen bakkalın kapısının kilitli olup olmadığının beyanlardan anlaşılamadığına, anlatımlarda geçen kanlı iç çamaşırının annesi ... tarafından görülüp görülmediğinin bilinmediğine, mağdurenin kardeşi ...’ın bakkal dışına nasıl gönderildiği hususunun aydınlatılamadığına, cinsel organda kanama iddiasının rapor ile doğrulanmadığına, maddi delillere göre mağdure beyanına itibar edilemeyeceğine, bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığının kabul edilebileceğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.