Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/13327 E. 2013/16142 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2013/13327
Karar No
2013/16142
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan Hüküm : TCK'nın 206/1, 62, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturmanın sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Suç tarihinde Batman Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2006 tarih, 2006/40 Esas 2006/75 Karar sayılı kararı ile toplu silah kaçakçılığı yapmak suçundan hükümlü ve aranmakta olan sanığın devriye görevi yapan polis memurlarınca kimliği sorulduğunda arkadaşı olan mağdur Şehmus Toraman'a ait sürücü belgesini ibraz etmesi, yapılan üst aramasında kendisine ait nüfus cüzdanının görülmesi üzerine kesinleşmiş cezası nedeniyle araması olduğundan kolluk kuvvetlerince yakalanmamak için arkadaşına ait sürücü belgesini kullandığını itiraf etmesi şeklinde gerçekleşen olayda; yerel mahkeme sanığa resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan mahkumiyet kararı vermiş, bu hüküm dairemiz tarafından onanmıştır. Aşağıda arz edeceğim nedenlerle sayın çoğunluğun hükmün onanmasına ilişkin görüşlerine katılmıyorum. Şöyleki; Sanığın kesinleşmiş hapis cezasının infazından kurtulmak için başkasına ait kimliği kullanması eylemi bir soruşturmadan veya kovuşturmadan kurtulmak saikiyle işlenmediğinden TCK'nın 268. maddesinde yer alan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suçunu oluşturmadığı gibi TCK'nın 292. maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu da oluşturmamaktadır. Ancak sanığın eylemi resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçunu da oluşturmamaktadır. Çünkü bu suçun oluşabilmesi için sahte olarak düzenlenen resmi bir belge olması gerekmektedir. Somut olayda polis memurları sanığın üst araması sırasında gerçek kimliğini buldukları için zaten sanığın başkasına ait sürücü belgesini ibraz ettiğini anlamışlar, sanık da bunun üzerine hemen gerçek kimliğini söylemiştir. Tespit edilen bu durum tutanağa bağlanmış, sanık gerçek kimliğini ile bu tutanağın altını imzalamıştır. Dosya içerisinde bulunan düzenlenen diğer resmi belgeler de sanığın gerçek kimlik bilgileri ile düzenlenmiştir. O yüzden belge düzenlemeye yetkili kamu görevlileri yalan beyan üzerine sahte bir resmi belge düzenlemediklerinden, TCK'nın 206. maddesindeki suç somut olayda oluşmamıştır. Sanığın eylemi görevle bağlantılı olarak kamu görevlisine kimliği ile ilgili gerçeğe aykırı beyanda bulunmayı cezalandıran 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesinde yaptırıma bağlanan kimliği bildirmeme kabahatini oluşturmaktadır. O nedenle yerel mahkemenin hükmünün TCK'nın 206. maddesindeki suç oluşmadığından bozulması gerekmektedir. 17.12.2013

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/13327, K. 2013/16142, T. 17.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2013-13327-e-2013-16142-k-071f97d1dc23