Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2010/14935 E. 2012/613 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/14935
- Karar No
- 2012/613
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama, hakaret, tehdit Hüküm : 1- 765 sayılı TCK'nın 516/6, 522, 59/2, 71, 72. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- 765 sayılı TCK'nın 193/1, 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- 765 sayılı TCK'nın 193/2, 59/2, 71. maddeleri uyarınca mahkumiyet 4- 765 sayılı TCK'nın 456/4, 457/1, 59/2, 71. maddeleri uyarınca mahkumiyet 5- 765 sayılı TCK'nın 482/3, 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet 6- 765 sayılı TCK'nın 482/1, 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet 7- 765 sayılı TCK'nın 191/1, 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet, (iki kez) Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Konut dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Sanığa atılı konut dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçları için 765 sayılı TCK'nın 193, 456/4, 457/1, 482 ve 191. maddelerinde öngörülen cezaların süreleri itibariyle, anılan Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesi gereğince sanık hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince; 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması, sanık ile katılanın kızı'nın suç tarihinde evli olduklarının anlaşılmış olması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 167/1-b maddesinin uygulanması gerektiği de dikkate alınmak suretiyle, sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 12.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.