Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2009/19519 E. 2010/2421 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/19519
- Karar No
- 2010/2421
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı örgüte üye olma, Patlayıcı bulundurma ve atma A) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı örgüte üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde; Yakalanmak suretiyle ele geçen sanıklar ..., ... ve ...'in 4959 sayılı Kanunun 4/c-1 maddesinde belirtildiği üzere, örgüt içindeki konum ve faaliyetleriyle uyumlu şekilde bilgi verip örgütün dağılmasına veya meydana çıkarılmasına yardım ettiklerine ya da bilgi ve belge vererek yahut bizzat çaba gösterilip amaçlanan suçun işlenmesine engel olduklarına dair delil bulunmadığı gibi haklarında 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin uygulanma koşullarının da gerçekleşmediği, 5237 sayılı TCK'nın lehe olduğu kabul edildiğine göre, koşullarının bulunması halinde aynı Kanunun 221. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, adı geçen sanıklar hakkında hükmedilen cezalardan 4959 sayılı Kanunun 4/c-1 maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde yukarıdaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, B) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında patlayıcı madde bulundurma ve yakarak mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik temyizlerin incelenmesinde; 1- Sanıklar hakkında iki ayrı yere iki ayrı zamanda patlayıcı nakledip atma iddiasıyla dava açılmış olduğuna göre, 28.03.2001 tarihinde Mersin ...belde binasına gerçekleştirdikleri ve bombanın patlamamış olduğu saldırıya ilişkin ve 03.06.2001 tarihinde Mersin ... binasına gerçekleştirdikleri ve bombanın patladığı saldırıya ilişkin eylemlerinin ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 174/1-2 (2 kez), 152/1-f, 152/2-a, 35 ve 152/1-a, 152/2-a maddelerine uyan suçları oluşturacağı ve sanığa atılı her bir eyleme ilişkin olarak 4959 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin koşulların bulunmadığı da dikkate alınıp ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3 maddeleri uyarınca lehe kanun değerlendirmesi yapılıp cezanın miktarı bakımından kazanılmış hakları da saklı tutularak sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi, örgüt mensubu olan sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere Denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını getirmiş, ayrıca; infaz rejiminin de buna göre belirlenmesini öngörmüştür. Maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere bu hususlar ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek silahlı örgüt mensubu olmak suçundan mahkum olan ve örgüt adına suç işleyen sanıklar ..., ... ve ... hakkında patlayıcı maddde atma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak da anılan maddenin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, C) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik temyizlere gelince; Sanıklar hakkında sübutu kabul edilen 765 sayılı TCK'nın 169 ve 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların süreleri itibariyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı yönünden sanıklar lehine hükümler içeren 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesine istinaden adı geçen sanıklar hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.