Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2009/16487 E. 2011/27830 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/16487
- Karar No
- 2011/27830
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kasten yaralama, Görevi yaptırmamak için direnme, Mala zarar verme, Saldırgan sarhoşluk Hüküm : 1- Kasten yaralama suçundan; 765 sayılı TCK'nın 456/4, (iki kez), 72. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan; 765 sayılı TCK'nın 258/2. maddesi uyarınca mahkumiyet, 3- Kamu malına zarar verme suçundan; 765 sayılı TCK'nın 516/3, 522, 523, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 4- Mala zarar verme suçundan; 765 sayılı TCK'nın 516/1, 522, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 5- Saldırgan sarhoşluk suçundan; 5326 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca idari para cezası Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Saldırgan sarhoşluk eyleminden tayin olunan idari para cezası, niteliği itibarıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 29. maddesi uyarınca itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, bu konuda inceleme yapılmasına yer olmadığına, gereğinin merciince yapılmasına, 2- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; Sanık hakkında kasten yaralama suçlarından hükmolunan adli para cezalarının miktarına göre 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinde belirlenen temyiz sınırı karşısında, hükümlerin kesin olması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteğinin anılan Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 3- Kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 4- Mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.