Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2008/7714 E. 2010/1497 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/7714
- Karar No
- 2010/1497
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi Dava Tarihi : 22.03.2004 Hüküm : Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 44,5 TL maddi tazminat ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 500 TL manevi tazminat ile maddi tazminat için 1.000 TL, manevi tazminat için 1.000 TL olmak üzere vekalet ücretlerinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine Temyiz edenler : 1-Davacı vekili, 2-Davalı vekili Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davalı vekilinin icranın geri bırakılması talebi hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-İnceleme sırasında kendisinden rapor alınan bilirkişiye yemini yaptırılması sırasında düzenlenen tutanağın, mahkeme heyeti ve zabıt katibi tarafından imza edilmemiş olması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 219/1. maddesine muhalefet edilmesi, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmedilmesi, 3-Denetime de olanak sağlaması bakımından, ev hanımı olan davacının, vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek gözaltında kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden hesaplanacak bir miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bilirkişinin hangi tespitlerine dayanarak belirlediği anlaşılmayan emsal yevmiye ücretine dayalı olarak hesaplamış olduğunu belirttiği raporuna istinaden yazılı şekilde maddi tazminata hükmedilmiş olması, 4-Hükmedilen maddi tazminat için ayrı, manevi tazminat için de ayrı olarak davacı yararına vekalet ücretlerine hükmedilmiş olması, Kanuna aykırı, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 03.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.