Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2008/11935 E. 2010/7453 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/11935
- Karar No
- 2010/7453
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : 3713 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 3713 sayılı Kanunun 7/1-2. cümle, TCK'nın 62, 52/4, 53/1-2, 58/9, 54, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53/1. maddesinin (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı Kanunun 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar olabileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün sonuna "c bendinde yer alan hakkı kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkındaki temyize gelince; Sanık hakkında terör örgütü üyesi olma suçundan 16.03.2005 tarihli iddianame ile açılan davada, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin önce 2005/92, sonra 2006/4 Esas sayılı dosyasında yargılaması devam etmekte iken düzenlenen yakalama emri üzerine 03.01.2006 günü yakalandığı bu kez 26.01.2006 tarihli iddianame ile aynı suçtan dava açıldığı anlaşılmakla; örgüt üyeliği suçunun sanığın yakalandığı tarihe kadar süreceği nazara alındığında, 16.03.2005 tarihli iddianamenin söz konusu suçta hukuki kesintiye neden olmakla birlikte fiili kesinti yaratmayacağı ve bu nedenle sanığın örgüte katıldığı tarih ile yakalandığı tarihler arasındaki eylemlerinin bir bütün halinde terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturacağı, bu durumda sanığın 16.03.2005 tarihli iddianame ile açılan davada yakalanıp yakalanmadığı kesin olarak tespit edilerek eyleminin tek suç mu, yoksa iki ayrı suç mu oluşturacağı tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.