Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/3245 E. 2026/4558 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3245
- Karar No
- 2026/4558
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/784 E., 2024/1290 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/430 E., 2021/143 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacılar ... ve ...'ın Urfa'da kurulu mazbut ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti ile hesaplanacak galle fazlası alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu Vakfın, ... Meclisinin 08.07.1976 gün ve 328/320 sayılı kararı ile mazbut ... arasına alındığını, 5737 sayılı ... Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 7. Maddesi gereği; "Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce mazbut ... arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut ... arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamaz." hükmü gereği dava konusu vakıf mazbut ... arasına alındığından, davacılar hiç bir şekilde vakıf yöneticisi (tevliyete ehil vakıf evladı) olamayacaklarını, bu nedenle dava öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartından reddedilmesi gerektiğini, galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti bakımından ise; davacıların ilk önce Vakfın evladı olduğunu ispatlamaları akabinde de gale fazlası var ise, gale dağıtımında vakfiyede yazılı bulunan şartları sağladığını ispat etmeleri gerektiğini, tüm alacak bedellerinin hesaplanarak ödenmesi talebi açısından; davacıların, kendileri için hem galleye müstehak vakıf evladı kararının verilmesi davasını, hem de alacakların hesaplanıp müvekkillerine ödenmesine karar verilmesi davasını birlikte açamayacaklarını, iş bu talebin de reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... Vakfı'nın 08.07.1976 tarihinde mezbutaya alındığı, davacıların ve evladiyetine karar verilen, abileri ...'ın Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/557 sayılı dosyası ile soy bağlarının mütevelli ile değil ... ile irtibat kurdukları, yine Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 01.11.2004 tarihli ve 2004/5082 Esas, 2004/7936 Karar sayılı ilamı ile onanan Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1152 Esas, 2004/254 Karar sayılı amcaları ... 'ın çocuklarının aldıkları evladiyet kararına göre dedeleri 1879 doğumlu ...'in babası ...'ün vakıf kurucusu ...'un kızı ...'nin beş çocuğundan biri olan ...'in kızı ...'nin oğlu olduğu, yine diğer amcaları ...'ın oğulları ...'ın Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/803 Esas, 2000/566 Karar sayılı kararına göre, ... 'ın da yine aynı Mahkemenin 1984/404 Esas ve 1985/665 Karar sayılı kararına göre evladiyetlerine karar verildiği, verilen bu kararların kesinleşmiş olduğu, vakfiyede batın tertibine delalet eden herhangi bir ifade olmadığından evladiyetine Mahkeme kararı ile hükmedilen bütün batınlar galle fazlasından şart koşulduğu şekilde "ikili birli" istifade edebilecekleri, davalı tarafın ileri sürdüğü batın tertibinin vakfiyede bulunmadığı, vakıf kurucusunun mezburlar kaydı ile galle fazlasından istifadede batın tertibini sadece kendi öz evlatlarına özgülediği, vefatlarından sonra bütün batınlara ikili birli şart koştuğu, tanzim edilen bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davacılar ... ve ...'ın mazbut ... Vakfının galleye müstehak vakıf evlatları olduğunun tespitine, davacıların ancak kararın kesinleşmesinden sonra galle fazlasından evlat hissesi alabileceği gerekçesi ile alacak talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davaya konu Vakfın galle fazlasından yararlanmaya müstehak vakıf evladı olduklarının sübut bulduğu ve mahkemenin bu gerekçe ile talebi kabul etmiş olmasının isabetli olduğu, ne var ki, davacı tarafın yerel mahkemece reddine karar verilen tüm alacak bedellerinin hesaplanarak davacılara ödenmesine ilişkin istemi bakımından, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... Genel Müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf istemi kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurularak davacılar ... ve ...'ın mazbut ... Vakfının galleye müstehak vakıf evlatları olduğunun tespitine, davacıların alacak bedellerinin tahsiline yönelik taleplerinin reddine, reddedilen kısım yönünden davalı ... Genel Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı kuruma ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle davacıların vakfiyede adı geçen ..., ..., ..., ... ve ...'ye soy bağını ulaştırmaları ve bu hususu ispat ettirmeleri, akabinde de vakfiyedeki şartların irdelenip davacıların galleye müstehak vakıf evladı olup olmadıkları, hususlarının yöntemince araştırılıp karar verilmesi gerekirken bu yapılmayıp, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğunu, batın şartının da yeterince irdelenmeden karar verildiğini, tevliyete ehil vakıf evladı olunması talebi dava dilekçesinde olmasına rağmen, davacıların bu yönde bir talepleri olmadığına Mahkemece kanaat getirilerek bu hususta karar verilmediğini, oysa ki bu talebin de reddine karar verilmesi gerektiğini, arz edilen ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacılar vekili katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinde; davacılar aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti ile galle alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. 1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava dilekçesinde galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti ile galle alacağının tahsili istenmiş olup, başlangıçta maktu başvuru ve karar ilam harcının yatırıldığı, galle alacağının miktarı dava dilekçesinde belirtilmediği gibi bu talebe ilişkin ayrıca harç yatırılmadığı, yargılama aşamasında da galle alacağı talebi açıklattırılmadığı gibi eksik harcın da ikmal ettirilmediği, yani harçlandırılarak usulüne uygun açılmış bir galle alacağı davası bulunmadığı anlaşıldığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde davalı lehine 30.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin hükümden çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5737 sayılı Kanun'un 77/2. maddesi (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.