Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1327 E. 2026/3321 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1327
Karar No
2026/3321
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/40 E., 2025/71 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Düzce ili ... ilçesi ... Mahallesinde 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 66... parsel sayılı taşınmaz, 2.277,07 m² yüzölçümü ve fındık bahçesi niteliği ile davalı ... adına; 1 66... parsel sayılı taşınmaz, 3137,31 m² yüzölçümü ve fındık bahçesi niteliği ile davalı ... adına; 1 66... parsel sayılı taşınmaz ise 2771,22 m² yüzölçümü ve fındık bahçesi niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., miras hakkına dayalı olarak kadastro tespitine itiraz etmiş, davanın devamı esnasında asli müdahil Orman İdaresi taşınmazların orman olduğundan bahisle yargılamaya katılarak dava konusu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2018 tarihli ve 2018/8 Esas, 2018/18 Karar sayılı kararı ile davacı ...'ın davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vasisi ve davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 07.12.2022 tarihli ve 2022/4756 Esas, 2022/9914 Karar sayılı kararı ile “ asli müdahil Orman İdaresinin, dava konusu taşınmazların kesinleşen tahdit sınırları içinde kaldığı, halen ve öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla eldeki davayı açtığı, aynı yöreye ilişkin olarak daha önce temyiz incelemesi Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından yapılan dosyaların UYAP içeriklerine göre, taşınmazların içinde bulunduğu ... Köyünün evvelinde ... Köyü idari sınırları içerisinde iken 1991 yılında bu köyden ayrıldığı, sınır komşusu olan ... Köyünde 1975 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması sırasında dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisine alındığı, ancak bu tarih itibariyle ... Köyünün ... Köyüne bağlı olmadığı gibi ... Köyünde yapılan çalışmanın da ... ya da bağlı olduğu ... köyünde ilan edilmediği, bu haliyle, ... Köyünde yapılan tahdit sırasında çekişmeli taşınmazın orman sınırları içine alınmasının herhangi bir hukuki geçerliliğinin olmayacağı, davalı tespit maliklerini bağlamayacağı bu itibarla; mahkemece, çekişmeli taşınmazların bağlı bulunduğu ... Köyünde yapılan tahdit sırasında ne gibi bir işleme tabi tutulduğu araştırılmadan komşu ... Köyünde yapılan tahdide değer verilerek taşınmazların orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu yönündeki kabulünün açıklanan gerekçeyle yerinde görülmediği, müdahil Orman İdaresinin, taşınmazların öncesinin orman olduğu iddiasına gelince, mahallinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen ve hükme de esas alınan orman bilirkişi raporunda sadece memleket haritalarının incelendiği, taşınmazların öncesinin niteliğini belirleme açısından eski tarihli memleket haritasının yanında eski tarihli hava fotoğraflarındaki konumu da önem arz ettiği halde, eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmemiş olmasının da doğru görülmediği açıklanarak, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... Köyünde ya da ... Köyünün eskiden bağlı olduğu ... Köyünde orman kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı araştırılarak yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması” gerektiğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazların ... köyü ... köyü ve ... köyü sınırları dışında ve orman kadastro çalışmaları yapılmamış alanda kaldığı ve en eski tarihli belgelerde ise orman sayılan alanlar içerisinde bulunduğu gerekçesi ile davacının davasının reddine, asli müdahilin davasının kabulüne, 1 66... , 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun, bozma ilamına uygun olmamakla birlikte raporda hatalı değerlendirme sonucu kanaat bildirildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman niteliğinde olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/1327, K. 2026/3321, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-1327-e-2026-3321-k-0428e6f56524