Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/107 E. 2026/4668 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/107
- Karar No
- 2026/4668
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/273 E., 2023/97 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 516 parsel sayılı 7.850,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 17... parsel numarasıyla ve 7.100,23 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü ileri sürerek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkiline babasında miras kaldığını, müvekkili dışında da mirasçıların olduğunu, taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını ve dava konusu taşınmaza tecavüzün mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2019 tarihli ve 2018/273 Esas, 2019/141 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 1 17... nolu parselden 18.06.2015 tarihli raporun ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 700,87 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacılara ait 1 17... parsel sayılı taşınmazla birleştirilerek birleşen taşınmaz maliki davacıların payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 04.03.2019 tarihli kararının davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 2019/2798 Esas ve 2021/5107 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerektiği, hükmüne uyulan bozma ilamında, dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki ölü ...’ın tüm mirasçılarının davada yer alması gereğine değinildiği halde, tapu kayıt maliki ... mirasçılarından olup yargılama sırasında vefat eden ...’ın mirasçılarının davada yer almadıklarının anlaşıldığı, taraf teşkilinin sağlanmasının dava şartı olduğu, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulamayacağı, hal böyle olunca; mahkemece öncelikle davacı tarafa, davasını dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki ölü ...’ın mirasçılarından olup yargılama sırasında vefat eden ...’ın mirasçılarına yöneltmesi için süre ve imkan tanınması gerektiği, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, dahili davalılardan savunma ve delillerinin sorulması gerektiği, bildirdikleri takdirde delillerinin toplanması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Keşif, tanık beyanları ve bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki mevcut çitin, tanık beyanlarına göre 10-15 yıl önce çekildiği ve söz konusu taşınmazlar arasındaki sınırın 1982 yılında değiştiği ve komşu parsellerde de tersimat hatasının bulunması ayrıca 22/2-a uygulama sırasında da yeni sınırı esas alındığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 1 17... parselden 18.06.2015 tarihli raporun ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 700,87 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile 1 17... parsel taşınmazla birleştirilerek birleşen taşınmaz maliki davacıların payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinin açıklanması için verilen sürede davacı vekilinin tapu iptal ve tescil talep ettiğini, bu aşamada iddianın genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere tersimat hatasından kaynaklı bir durum olduğunu, bu durumda 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi gereği süresinde Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılması gerektiğini, açılmadığı takdirde kesinleşeceğini, tersimat hatasında Kadastro Müdürlüğüne başvurunun zorunlu olduğunu, davacı tarafın başvurmadığını ve maktu vekalet ücretinin tamamının verilmesi gerektiğini eğer nispi vekalet ücreti verilecekse de red edilen kısmın değerinin hesaplatılması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalılar ... ve arkadaşlarından alınmasına, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.