Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/844 E. 2025/4186 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/844
Karar No
2025/4186
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/177 E., 2024/1479 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/757 E., 2023/71 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davacından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, .................. Mahallesi çalışma alanında bulunan 327 ada 1, 242 ada 9, 237 ada 4, 370 ada 14, 371 ada 7 ve 313 ada 7 parsel sayılı sırasıyla 1.228,14 m2, 91.588,33 m2, 51.430,18 m2, 72.218,11 m2 ve 16.727,20 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitlerinin iptali ile .............ilçesi ............Mahallesi 327 ada 1, 242 ada 9, 237 ada 4, 370 ada 14, 371 ada 7 ve 313 ada 7 parsel sayılı taşınmazların davacılar adına tesciline talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... yerel bilirkişilerin, dava konusu 327 ada 1 sayılı parselin boş ve kimseye ait olmadığını, diğer parsellerin her birinin mera olup eskiden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığını beyan ettikleri, dava konusu parsellerin tespit tarihinden geriye dönük 15-20 ve 25 yıllık süre içerisinde mevcut olan hava fotoğraflarında ham bakir vaziyette olduğu, imar ve ihyaya konu edilmediği, dava konusu tüm yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinde sayılan şartların yerine gelmediği, her ne kadar ziraat bilirkişi raporu ve yerel bilirkişi beyanlarına göre 242 ada 9, 370 ada 14, 371 ada 7 ve 313 ada 7 sayılı taşınmazlar mera vasfında olsa da dava genel mahkemeden aktarılan ve re'sen araştırmaya tabi malik hanesi boş bir taşınmaza ilişkin olmayıp davacıların zilyetlik iddialarının da sübut bulmadığı ..." gerekçesiyle, dava konusu 327 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi, 242 ada 9, 370 ada 14, 371 ada 7 ve 313 ada 7 parsel sayılı taşınmazların komisyon tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmazların kadim mera olduğu ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağının anlaşılmasına göre, gerçek kişi lehine kazanım koşullarının oluşmadığının , her ne kadar davalı Hazine vekilince çekişmeli taşınmazların Mahkemece mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazdırılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmişse de somut olayda Kadastro Kanunu'nun 30. maddesinin uygulanma imkanı olmadığı gibi davalı Hazinenin yargılama aşamasında taşınmazın mera vasfı ile tescil edilmesi yönünde talebi bulunmadığının anlaşıldığı .." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/844, K. 2025/4186, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-844-e-2025-4186-k-ece6e73d2efa