Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6470 E. 2026/4041 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6470
- Karar No
- 2026/4041
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1835 E., 2025/835 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/219 E., 2023/53 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım Kadastrosu sırasında, Muğla ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 9 43... parsel sayılı 334,17 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 9 43... parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın 20 yıl önce babası tarafından satın alınarak kullanılmaya başlandığını sonrasında da kendisine devredildiğini, taşınmazın kendisinin fiili kullanımında olmasına rağmen taşınmazın ham toprak olarak tespit edilmesinin hatalı olduğunu belirterek, krokide (A) harfiyle gösterilen yaklaşık 80-100 m²lik yerin kendisinin zilyetliğinde olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine şerh ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 9 43... parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarıldığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu, taşınmazın nitelik ve yapısı gereği Hazine adına tespit ve tescilinin mümkün olduğunu, öncesi orman olan taşınmazın zilyetlik yoluyla iktisabının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahallinde yapılan keşifte, dava konusu 9 43... parsel numaralı taşınmazın hak iddia edilen kısmı üzerinde bir adet sac malzemeden depo olduğu gözlemlenmiş, bitişiğinde ev ve bahçe olarak kullanılan davacıya ait 7 99... parsel numaralı taşınmaz bulunduğu, bilirkişiler ve tanıklar tarafından, dava konusu taşınmazın gösterilen kısmının bitişik 7 99... parsel ile bir bütün halinde davacının babasına aitken oğluna kaldığını, davacı tarafından kullanıldığını ifade etmişler, fen bilirkişi raporunda 2012 tarihli uydu görüntüsünde deponun bulunduğu ve taşınmazın kullanıldığı tespit edilmiş, taşınmazın dava dışı 7 99... parsel numaralı taşınmaz ile bir bütün olarak ev bahçe ve eklenti olarak kullanıldığı anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 9 43... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 28.02.2023 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 66,96 m²lik alanın 9 43... parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle, beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır, taşınmaz, 2012 yılından beri ...'un kullanımındadır yazılarak ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, ifrazdan geriye kalan ve 28.02.2023 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 267,81 m²lik alanın aynı ada aynı parsel numarası ile beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır şerhi yazılarak, ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm dosya kapsamına göre; 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosuna itiraz talebiyle açılan davanın yargılaması sonunda; dava konusu taşınmazın 28.02.2023 tarihli fen bilirkişi raporuna ek krokide (A) harfi ile gösterilen 66,96 m²lik kısmının davacının kullanımında olduğu depo olarak kullanıldığı mahalli ve tespit bilirkişilerini beyanları ile uydu fotoğrafları ile anlaşıldığından mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, zilyetlik, devir ve zamanaşımı ile kazanılamayacağını, tanık, tespit bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporunun davacının zilyetliğini ispata yeterli olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.