Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5916 E. 2025/7723 K.

Konu: Aktarılan Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5916
Karar No
2025/7723
Karar Tarihi
Konu
Aktarılan Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1986/27 E., 2018/5 K.

Taraflar arasındaki aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıların ve asli müdahillerin davalarının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar ... ve ... Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; tapu kaydına istinaden malik oldukları taşınmazlara davalı köyler tarafından yapılan el atmanın önlenmesini talep etmişlerdir. Hazine, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiasına; ... ve arkadaşları tapu kaydına dayanarak, açılan davalara müdahil olmuştur. Yargılamalar devam ederken Erzurum ili ... ilçesi ... köyünde 1985 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, dava konusu taşınmazlar hakkında 1 parsel sayılı taşınmaz çayır vasfıyla 80000 metrekare, 2 parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla 3.688.750 metrekare, 3 parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla 3.502.000 metrekare, 4 parsel sayılı taşınmaz çayır vasfıyla 20.000 metrekare, 5 parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla 3.248.000 metrekare, 6 parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla 1.588.250 metrekare yüzölçümüyle Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduklarından malik haneleri boş bırakılmak suretiyle kadastro tutanakları düzenlenmiş, taşınmazlar hakkındaki dava dosyaları görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan yargılama sonunda; 4 parsel yönünden davacıların davasının kabulüne ve dayandıkları tapu kaydına göre malik hanelerinin doldurulmasına, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine ve taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hükmün, davacılar ve asli müdahil Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince özetle; tapu uygulamasının yöntemince yapılmadığı ve eksik araştırma inceleme ile karar verildiğine işaret edilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesince bozma ilamına uyularak ve 1, 2, 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamı, delillerin değerlendirilmesi ve yasal düzenlemeler sonucunda; Hem ana dosyamızda hem de birleşen dava dosyasında dava konusu taşınmazlar için sunulan tapu kayıtları değerlendirildiğinde; 4, 5, 6 numaralı parseller için sunulan kaydın doğu ve kuzey yönleriyle uymadığı, 1, 2, 3 numaralı parseller için sunulan kayıtlardan 19 sıra numaralı kaydın güney sınırı itibariyle uyduğu diğer yönler itibariyle uymadığı, 24.11.1966 tarihli kaydın ise kuzey yönüyle uyduğu diğer yönleri itibariyle uymadığı, bir kaydın taşınmaza ait olduğundan bahsedebilmek için en az üç hudut itibariyle o taşınmazı çevrelemesi gerektiği ancak söz konusu kayıtların en fazla iki yönüyle uyduğundan davacıların söz konusu parsellere ait olduğunu iddia ettikleri kayıtlara itibar edilmediği, mahkememizce yapılan gözlemde gerek teknik bilirkişilerin sunmuş oldukları raporda taşınmazlar üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı, parsellerin genellikle irili ufaklı taşlıklarla yer yer daha büyük taşlık alanların olduğu, hayvanların otlanmakta olduğu, parsellerin ortalama rakımının 2400-2700 metre arasında değiştiği, meralarda yetişen geven, sığırkuyruğu, kekik, koyunyumağı bitkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Keşif mahallinde dinlenen bilirkişi ve tanıkların hemen hepsi taşınmazların öncesinde köylülerin hayvan otlatmak için kullandıkları yerlerden olduğunu, söz konusu parsellerin ... köy meraları olduğunu, davacı ...'ın dava konusu parselleri 15-20 senedir hayvan otlatmak amacıyla kiraya verdiğini belirtmişler ayrıca teknik bilirkişi raporlarına ve mahkeme gözlemine göre de davacıların herhangi bir imar-ihyada bulunduklarına dair emareye de rastlanılmamıştır. Dava konusu parsellerin etrafının mera ile çevrili, meraya sınır olması, taşınmazın üzerinin doğal bitki örtüsü ile kaplı olup, sınır olduğu mera parseli ile bütünlük göstermesi, dört tarafı mera ile çevrili parsellerinin mera olmadığının kabulü için güçlü ve inandırıcı delillerin bulunması gerektiği ancak gerek zirai bilirkişi kurulu raporunda gerekse keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılacağı üzere dava konusu parsellerin mera olarak kullanıldığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle davacıların ve asli müdahillerin davalarının reddine, dava konusu Erzurum ili ... ilçesi ... köyü1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu parsellerin mera vasfı ile sınırlandırılmasına, orta malı olarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 571,00 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5916, K. 2025/7723, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5916-e-2025-7723-k-7b93ae852a97