Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5819 E. 2026/4498 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5819
Karar No
2026/4498
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1417 E., 2025/919 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/23 E., 2023/113 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Van ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 592 parsel sayılı 4.340,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 16... sayılı parsel numarasıyla ve 2.758,42 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ..., ... ve ... adlarına kayıtlı eski 580 parsel sayılı 5.226,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 16... sayılı parsel numarasıyla ve 5.596,42 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda Hazine adına kayıtlı eski 578 parsel sayılı 3.386,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 16... parsel numarasıyla ve 2.972,03 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkillerine ait 1 16... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve eksikliğin davalılara ait 1 16... ve 165 parsel sayılı taşınmazlardan ve yol olarak bırakılan kısımdan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazındaki yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkilli belediyenin sorumluluk alanı ve sınırlarında kalmadığını, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, davanın zamanaşımına uğradığını, yol olduğu iddia edilen bölümün özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet, görev, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedenleriyle davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddini, davaya konu edilecek taşınmazlarla ilgili tescil ve itiraz davalarında lehine tespit yapılan veya yapılacak kişilerin taraf sıfatı bulunduğunu, müvekkili idarenin sadece tespit işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu tür davalarda taraf sıfatı bulunmadığını, davacının talebinin tescil harici bırakılan taşınmaz olduğu anlaşıldığından keşifte taşınmazın vasfının ve tescil harici bırakılma nedeninin araştırılarak husumet yöneltilecek idarenin belirlenmesi ve taraf teşkilinin sağlanmasının gerektiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre dolayısıyla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu yapılan 1 16... parsel sayılı taşınmazın tesis kadastro paftasında, taşınmazın kuzeyinde 1 16... parsel, doğusunda 1 16... parsel, batısında 1 16... parsel, güneyinde 1 16... parsel bulunduğu, yenileme paftasına göre doğu ve kuzeyinde yol, batısında kısmen yol ve 1 16... parsel , güneyinde 1 16... parsel bulunduğu, taşınmazın tesis kadastro paftası ile yenileme kadastro paftası çakıştırıldığında taşınmazın güney sınırı hariç yenileme kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın hiçbir yönünde tesis paftasına uyulmadığı, taşınmazın güney sınırında tesis ve yenileme paftasındaki ufak uyuşmazlığın tecviz sınırları içerisinde hata payı dahilinde kaldığı, dava konusu taşınmazın takeometrik ölçü krokisi ve ölçü çizelgesi incelendiği, taşınmazın tesis kadastro paftası incelendiğinde takeometrik ölçülerin hesaplandığı poligon noktaları 1 84... /1 olup buna karşılık takeometrik ölçü çizelgesinde ise 1 84... /1 numaralarına ait poligon noktalarının bulunmadığının görüldüğü, harita bilirkişisi tarafından takeometrik ölçü çizelgesi üzerinde yapılan araştırma sonucu yapılan tersimatta tesis kadastro paftasında takeometrik değerlerin hesaplandığı 1 84... /1 numaralarına ait poligon noktalarının esasen takeometrik ölçü çizelgesinde bulunan 171/1 ve ... numaralarına isabet ettiği, taşınmazın takeometrik ölçü çizelgesinde bulunan şekli ile tesis kadastro paftasındaki şeklinin birbiri ile uyuşmadığı, uyuşmazlığın sebebinin tersimat hatasından kaynaklandığı, dava konusu taşınmazın tesis kadastrosunun, yersel/takeometrik yöntemle yapılmış olmasına göre, tersimat hatasının hatalı kırık noktası tersimi, orjinal ölçü krokisine göre hatalı nokta birleştirmesi, eksik kırık noktası tersimi veya hatalı poligon veya nirengi noktası tersiminden kaynaklanabileceği, takeometrik ölçü karnesindeki ve orjinal ölçü krokisindeki, hangi ölçü değerinin ne şekilde hatalı alınmak suretiyle hangi kırık noktasının veya noktalarının hatalı tersimi veya hatalı birleştirilmesi ile, orjinal ölçü krokisinde bulunmakla birlikte hangi kırık noktasının kadastro paftasına tersiminin yapılmaması ile, dava konusu parselin takeometre aleti ile ölçümünün yapıldığı, hangi poligon veya nirengi noktasının, hangi koordinat/sayısal ölçü değerinin kadastro paftasına hatalı tersim edilerek, tesis kadastrosu paftasında tersimat hatası oluşturulduğunun açıklanması gerektiği, tersimat hatasının sebebinin 171/1 ve 171/2 poligon noktalarının hesaplandığı konum ile paftasına tersim edildiği konumun aynı olmamasından kaynaklandığı, davaya konu taşınmazın hatalı poligon noktalarından hesaplanan takeometrik ölçü krokisinde yer alan 2331, 23 35... numaralı kırık noktalarının da hesaplandığı konum ile paftasına tersim edildiği konumun aynı olmadığından taşınmazın tesis kadastro paftası orjinal takeometrik ölçü krokisinde yer alan şekline uygun çizilmeyerek tesis kadastro paftasında batı ve doğu sınırda tersimat hatası yapıldığı, hava fotoğrafları ile ortofoto haritalarında davaya konu 1 16... parsel sayılı taşınmazın zemin durumu incelendiğinde 1958 yılı ortofoto haritasında taşınmazın doğusunda yolun bulunduğu, yol sınırının taşınmazın doğusunda bulunan komşu 1 16... parsel sayılı taşınmazdan ayırdığı, belirgin yol sınırı ile yenileme paftasının uyumlu olduğu, tesis paftasının uyumlu olmadığı, taşınmazın kuzey sınırının belirgin olmadığı, taşınmazın güney sınırının belirgin olmadığı, taşınmazın batı sınırının da belirgin olmadığı, 1963 yılı orotofoto haritasında, taşınmazın doğu, batı, kuzey ve güney sınırlarının belirgin olmadığı,1978 yılı ortofoto haritasında, taşınmazın doğu sınırında kısmen yol ve kısmen ağaçların bulunduğu, yol sınırı ile 1978 yılı ortofotosunda yapılan çakıştırma da yenileme paftasının uyumlu olduğu, tesis paftasının uyumlu olmadığı, doğu sınırının kalan kısmını ağaçların kapatmasından dolayı değerlendirme yapılamadığı, harita bilirkişisi doğu sınırının tamamen yol ile belirgin olduğunu belirtmiş ise de, ağaçlık kısmın yolu kapatması nedeniyle bir kısmının belirgin olduğu açıkça görüldüğünden harita bilirkişisinin beyanına itibar edilmediği, taşınmazın kuzey sınırının belirgin olmadığı, taşınmazın güney sınırının ağaçlar ile belirgin olduğu, ağaç sınırı ile tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu, harita bilirkişisi taşınmazın güney sınırının belirgin olmadığını belirtmiş ise de, taşınmazın güney sınırının ağaçlık alanlarla kaplı olduğu, ağaçların bitim sınırının açıkça belirgin olduğu, belirgin ağaç sınırı ile tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu anlaşıldığından harita bilirkişisinin bu beyanına da itibar edilmediği, taşınmazın batı sınırının kısmen ağaçlık kısmen boşluk olması nedeniyle belirgin olmadığı,2019 yılı ortofoto haritasında, taşınmazın üzerinde birden fazla evin bulunduğu, taşınmazın doğu sınırında yolun bulunduğu, yol sınırı ile yenileme paftasının uyumlu olduğu, tesis paftasının uyumlu olmadığı, taşınmazın kuzeyinde evlerin bitiminde yol sınırının bulunduğu, yol sınırı ile yenileme paftasının uyumlu olduğu, tesis paftasının uyumlu olmadığı, taşınmazın batı sınırının belirgin olmadığı, taşınmazın güney sınırının kısmen ağaç ve kısmen komşu 1 16... parsel üzerinde bulunan ev sınırı ile belirgin olduğu, ağaç ve ev sınırı ile yenileme ve tesis paftasının birlikte uyumlu olduğu, harita bilirkişisi güney sınır bakımında sadece ağaçların ayırdığını belirtmiş ise de, ağaç sınırının güney sınırı tamamen değil kısmen kapsamakta olup kısmen de komşu parsel üzerindeki ev sınırı bulunduğundan harita bilirkişisinin bu beyanına da itibar edilmediği, hava fotoğrafı ile ortofoto haritalarında, taşınmazın batı sınırı belirgin olmayıp değişebilir sınır niteliğinde olduğu, değişebilir sınır niteliğindeki yerlerde tesis paftasına geçerli sınır olarak itibar edilecekse de taşınmazın tesis kadastro paftasında tersimat hatasınının bulunması nedeniyle tesis paftasına itibar edilmediği, bunun yerine batı sınırda orjinal ölçü krokisi ile şeklen daha uyumlu görünen yenileme paftası geçerli sınır olarak kabul edildiği, taşınmazın batı sınırında tesis paftasında tersimat hatası bulunup yenileme paftasında herhangi bir hatanın bulunmadığı, taşınmazın güney sınırı 19 58... de belirgin olmayıp 19 78... yıllarında belirgin olduğundan değişebilir sınır niteliğinde olduğu, değişebilir sınır niteliğindeki tersimat hatası bulunmayan güney sınırda tesis paftası aynı zamanda geçerli sınır niteliğinde olup ayn zamanda 19 78... yıllarındaki zemin durumu ile tesis ve yenileme paftası uyumlu olduğundan gerek tesis gerekse de yenileme paftası sınır geçerli sınır niteliğinde olup her iki pafta sınırında da herhangi bir hatanın bulunmadığı, tesis ve yenileme paftasındaki ufak uyuşmazlığın tecviz sınırları içerisinde kalan hata payı dahilinde kaldığı, taşınmazın kuzey sınırının sadece 2019 yılı ortofoto haritasında yol ile belirgin olduğundan taşınmazın kuzey sınırının değişebilir sınır niteliğinde olduğu, değişebilir sınır niteliğinde tersimat hatası bulunmayan kuzey sınırda tesis paftası geçerli sınır niteliğinde olduğundan yenileme paftasında taşınmazın kuzey sınırında sınırlandırma hatası yapıldığı, taşınmazın yenileme paftasında sınırlandırma hatası bulunsa da yenileme pafta sınırında tesis paftasına göre daha fazla alan verildiğinden kuzey sınırda herhangi bir düzeltme yapılmadığı, taşınmazın doğu sınırında, taşınmazın doğu sınırındaki yol 1958-19 78... yıllarında belirgin olup 1963 yılı ortofoto haritasında belirgin olmadığı, taşınmazın doğu sınırının değişebilir sınır niteliğinde olduğu değerlendirilebilecek ve tesis paftasına geçerli sınır olarak itibar edilecek idi ise de; taşınmazın doğu sınırında tesis paftasında tersimat hatasının bulunması nedeniyle taşınmazın tesis paftasına geçerli sınır olarak itibar edilemeyeceği, orjinal ölçü krokisinde taşınmazın doğu sınırında bulunan komşu 1 16... parsel arasında mevcut bir yol bulunmasa da zemindeki yolun orjinal ölçü krokisinde dava konusu parsele mi yoksa komşu 1 16... parsele isabet edeceği belirlenemeyeceğinden yolun dava konusu parselde kalacağı hususunda kesinlik bulunmadığı,1958 yılında belirgin olan yol sınırı yenileme paftası ile uyumlu olup dava konusu taşınmaz sınırları dahilinde kalmadığından yenileme paftası taşınmazın doğusunda bulunan yol sınırı bakımından geçerli sınır olarak kabul edildiği, taşınmazın doğu sınırında da tesis paftasında tersimat hatası bulunup yenileme çalışmalarında herhangi bir hatanın bulunmadığı, taşınmazın alan hesabı planimetre cihazı ile yapılmış olup davacıya ait taşınmazın sayısal alanı 3.870,77 metrekare olmasına rağmen planimetre ile yapılan yüzölçüm hesabında planimetre cihazının hassasiyetinden kaynaklı kaba hesap hatası sonucu taşınmazın yüzölçümü 4.340,00 metrekare olarak hesaplanarak taşınmazın tapuya kayıt ve tescil edildiği, taşınmazın tesis kadastro paftasının sayısal alanı 3.870,77 metrekare olmasına rağmen tesis kadastro çalışmalarında taşınmaza fazladan 469,23 metrekare verilerek tesis kadastrosunda hesap hatası yapıldığı, taşınmazın yenileme kadastrosu sonucu oluşan alanı ile taşınmazın tesis kadastrosunun sayısal alanı arasındaki 1.112,35 metrekare farkın taşınmazın tesis kadastro paftasında doğu ve batı sınırında yapılan tersimat hatası ile planimetre cihazı ile yapılan hesap hatasından kaynaklandığı, taşınmazın tesis kadastro paftasında doğu ve batı sınırında tersimat hatası ile hesap hatası bulunmakta olup yenileme paftasında mevcut tersimat hataları giderildiği, yenileme kadastro çalışmalarının usul ve yasaya uygun olduğu '' gerekçesiyle davanın reddine, 1 16... parsel ile davalılara ait 1 16... ve 1 16... parsel sayılı taşınmazlar ve yolun Kadastro Müdürlüğünce yapılan uygulama kadastro çalışması ve ekleri gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin taşınmazın sınırında yolun bulunduğu ancak zamanla değiştiğini beyan ettikleri, harita mühendisinin ibraz ettiği rapor ve ek raporda, taşınmazın tesis kadastro paftasında batı ve doğu sınırında tersimat ve hesap hatası yapıldığı, yenileme çalışmalarında tersimat ve hesap hatasının giderildiğinin belirtildiği, taşınmazla ilgili uygulama kadastrosunun, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi ile Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı, İlk Derece Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerine ait 592 parsel sayılı taşınmazın içinde kalan bir kısım alanın dava konusu 5 80... sayılı parsellere kaydırılmış olduğunu, 592 sayılı parselde müvekkili ...'in ikamet ettiği evin bulunduğunu, sınırların değişmesi sonucunda evin 5 80... sayılı parseller içinde kaldığını, müvekkillere ait 592 sayılı parselin adeta ortasından bir yol tespiti yapıldığını, kamuya açık böyle bir yol olmadığını, yolun parseli ikiye bölerek taşınmazın kullanım amacını tamamen anlamsız bırakacak tespitin hakkaniyete aykırı olduğunu, kamuya açık bir yol olarak tespit edilen yerin müvekkilleri ve ailesi tarafından kendi evlerine geçmek üzere kullanılan, başka kişilerin kullanmadığı bir geçiş yeri olduğunu, tespit edilen yolun çıkış noktasının dağ olup kullanıma elverişli olmadığını, mahalli bilirkişilerin yanlış bilgi vermesi sonucunda bu yerin yol olarak tespit edildiğini, müvekkillerin mülkiyet haklarına yönelik hukuk dışı bir el atma söz konusu olduğunu, mülkiyetin edinildiği günden bu yana yol olarak görülmemiş bu alanın hukuka uygun bir kamulaştırma kararı olmadan yol olarak tescili halinde müvekkillerinin mülkiyet haklarının ihlal edilmiş olacağını, dosyada alınan her iki bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, birçok çelişki barındırdığını, itirazlara rağmen bu çelişkilerin giderilmediğini, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında bilirkişi raporlarının hatalı olduğu tespitine yer verdiğini, bir kısmını hükme esas alınmadığını, bu hataların alanında uzman teknik harita bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilmesi gerekirken, hukuk dışında teknik bilgiye sahip olunmayan hakim sıfatıyla değerlendirmesi mümkün olmayan bir değerlendirme ile taşınmazın sınırlarına ilişkin değerlendirme yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, ilk raporda taşınmazın doğu sınırının belirgin olmadığı belirtilmesine rağmen, ek raporda yol ile ayrıldığı şeklinde tespit edildiğini, ilk rapordan farklı olarak neye dayanarak tespit edildiğinin ek raporda açıklanmadığını, her iki raporda da aynı ortofotolara dayanılarak tespit yapılmış olmasına rağmen iki rapor arasındaki çelişkinin hangi sebepten kaynaklandığının açıklanmadığını, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5819, K. 2026/4498, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5819-e-2026-4498-k-39c3bbf2f55e