Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5494 E. 2025/7760 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5494
- Karar No
- 2025/7760
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/7 E., 2022/40 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 53... , 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 42.020, 86... , 393,99 m² ve 2.503,07 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2 53... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespitinin yapıldığını, fakat bu yerlerin davacılara ait olduğunu iddia ederek, tespitin iptali ile taşınmazların davacılar adına tescilini talep etmiştir. Asli müdahil ..., Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 2 53... parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğu iddiası ile davaya müdahil olmuştur. Birleşen 2008/1644 Esas sayılı dosyada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Ordu ili ... ilçesi ... beldesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2 53... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespitinin yapıldığını beyan ederek, davalı adına yapılan bu tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/1643 esas sayılı dosyada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Ordu ili ... ilçesi ... beldesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2 53... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespitinin yapıldığını beyan ederek, davalı adına yapılan bu tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2008/1642 Esas sayılı dosyada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçisinde; Ordu ili ... ilçesi ... beldesi ... mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2 53... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespitinin yapıldığını beyan ederek, davalı adına yapılan bu tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 27.03.2015 tarihli ve 2008/1616 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararıyla; birleşen 2008/1644 Esas, 2008/1643 Esas ve 2008/1642 Esas sayılı davalar yönünden davanın reddine; davacıların davasının reddine; asli müdahil ...'in 2 53... parselle ilgili olarak davasının kabulüne, dava konusu 2 53... ve 2 parsellerin tespit gibi tescillerine, 2 53... parselin kadastro tespitinin iptali ile .... ve .... kızı .... doğumlu .... T.C kimlik numaralı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükmün davacılar ... ve ... vekili, birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.05.2016 tarihli ve 2015/9196 Esas, 2016/5129 Karar sayılı ilamıyla; ".... 1) Davacılar ... ve ...'ın temyiz itirazları bakımından; davacıların dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyetlikleri bulunmadığı belirlenerek yazılı biçimde davalarının reddi yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Davacı ... Yönetimi ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; ... hükme esas uzman orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların 1956 tarihli hava fotoğrafları ile 1967 yılı memleket haritasında orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de; dosya içinde yer alan ve tarafları, eldeki dosyanın davacıları ve katılanı ile aynı soy ismi taşıyan kişiler ile Orman Yönetimi olan müdahalenin önlenmesi davasında dava konusu edilen yerin ''orman sayılan yerlerden'' olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği derecattan geçerek kesinleştiği, yine aynı yerle ilgili olduğu belirtilen ve dosya arasında bulunan kaymakamlık men kararında taşınmazın orman arazisi olduğunun belirtildiği ve taşınmazın ... Orman İşletme Şefliğine teslimine karar verildiği anlaşıldığı halde, Mahkemece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/80 Esas, 2004/111 Karar sayılı dosyasındaki dava konusu yeri gösteren kroki ve kaymakamlık men kararına konu alana ilişkin kroki ile kadastro paftası çakıştırılmamış, dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiş, yine o dosyada taraf olan kişiler ile eldeki davanın davacıları olan gerçek kişilerin aynı soy isimlere sahip olduğu halde aralarındaki akrabalık bağı araştırılmamış söz konusu kararın bu dosyanın davacıları ve katılanı yönünden kesin hüküm teşkil edip etmediği hususu değerlendirilmemiştir. .... Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda serbest uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dosya içinde bulunan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/80 Esas, 2004/111 Karar sayılı dosyasındaki dava konusu yeri gösteren kroki ve kaymakamlık men kararına konu alana ilişkin kroki ile kadastro paftası bir biri üzerine aplike edilerek kapsamı belirlenmeli, müdahalenin önlenmesi dosyasının tarafları ile eldeki dosyanın tarafları arasında akdi ya da irsî ilişki bulunup bulunmadığı usûlünce araştırılarak müdahalenin önlenmesi davasında verilen kararın bu dosya açısından kesin hüküm teşkil edip etmediği değerlendirilmeli, Asliye Hukuk Mahkemesi kararına konu yer ile dava konusu edilen taşınmazların aynı taşınmazlar olduğu anlaşılır ise; o dosyada verilen kararın davanın tarafları yönünden kesin hüküm teşkil etmediği belirlense dahi dosya delil olarak değerlendirilerek dosyadaki somut olgulardan faydalanılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/80 Esas ve 2004/11 Karar sayılı kararında taraf olan ....'in asli müdahil ...'in oğlu olduğu, ancak dosya arasında bulunan bilirkişi raporuna ekli kroki ve dosya içinde bulunan kaymakamlık men kararının dava konusu parsellerle çakıştırılması sonucu eldeki davada asli müdahilin dava konusu ettiği 2 53... parselin Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın konusu ile aynı olmadığı, bu davada dava konusunu oluşturan taşınmazın 2 53... parsele isabet ettiği ve bu taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda (A) harfiyle gösterilen bölümünün orman olduğunun Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle, asıl dosya bakımından asli müdahil ...’in davasının kabulüne, dava konusu 2 53... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın ... adına tapuya tesciline; birleşen 2008/1642 Esas sayılı dosya bakımından davanın reddine; birleşen 2008/1644 Esas sayılı dosya bakımından davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 53... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın fen bilirkişisi...’nun 25.01.2022 havale tarihli ek raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 12.363,15 m²lik bölümünün ifraz edilerek adanın son parsel numarası altında orman vasfıyla, geriye kalan 29.657,70 m²lik kısmın 2 53... parsel numarası altında ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline; birleşen 2008/1643 Esas sayılı dosya bakımından davanın reddine, 2 53... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ve 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.