Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5482 E. 2025/5442 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5482
Karar No
2025/5442
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2025/64 E., 2025/203 K. MÜTEVEFFA:

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisleri ...'un 2004 yılında öldüğünü, murisin maden işlettiğini, meydana gelen iş kazası nedeni ile muris aleyhinde pek çok dava açıldığını, terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.03.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/135 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin 27.03.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarihli ve 2019/2927 Esas, 2019/7552 Karar sayılı ilâmı ile; davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğüne terekenin bir borcu kalmadığından davacıların bu davayı açmakta hukuki yararlarının kalmadığı, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 09.11.2020 tarihli ve 2020/44 Esas, 2020/126 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 09.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 28.11.2024 tarihli ve 2024/4042 Esas, 2024/5348 Karar sayılı ilâmı ile; her ne kadar Dairemizin bozma ilâmı doğrultusunda hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de, dava şartı olan hukukî yararın yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiği, temyiz aşamasında ileri sürülen taraflar arasında derdest Adana 2. İş Mahkemesinin 2013/363 Esas sayılı davası ile Adana 3. İş Mahkemesinin 2012/438 Esas (bozmadan önce 2009/573 Esas) sayılı dosyasında murisin davalı ...'ya borçlu olduğuna ilişkin verilen karar dikkate alındığında davacıların dava açmakta hukuki yararları olduğu ve davalı lehine usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği anlaşıldığından davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Verilen Son Karar Mahkemece karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada alınan bilirkişi raporunda murisin aktif bir malvarlığı tespit edilemediği, buna karşın tereke borçlarının bulunduğu, Adana 2. İş Mahkemesinin 2013/363 Esas sayılı dosyası ile de tereke pasifinin artma riskinin bulunduğu, sonuç olarak davacıların dava açmakta hukuki yararları olduğu, terekenin aktifinin bulunmadığı ve pasifinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 hükmü gereğince terekenin borca batık olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Kurum mevzuatına göre davacının iddiaları haksız olduğu, terekenin borca batık olduğunun kesin ve inandırıcı delille ispat edilemediği gerekçesiyle kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5482, K. 2025/5442, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5482-e-2025-5442-k-1f082051d9e4