Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5413 E. 2025/7502 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5413
- Karar No
- 2025/7502
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/22 E., 2016/8 K.
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... vekili ve davalı ... vasisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 18... , 10, 23, 29... parsel sayılı sırasıyla 7.262,00 m², 119,00 m², 4.039,00 m², 10.576,00 m² ve 9,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar hakkında malikleri farklı olan birden fazla tapu kayıtlarının bulunduğu ve bu tapu kayıtlarının hudutları itibarıyla birbirinin içinde kaldığı, tapu kayıtları sınırlarının ayrı ayrı kesin olarak gösterilemediği belirtilerek, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 10. maddesinin son fıkrası gereğince malik ve sınırlarının Kadastro Mahkemesince belirlenmesi gerektiği belirtilerek, malik haneleri açık bırakılarak Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ... köyü ... mevki 1 18... parsel numaralı taşınmazın pilon yeri vasfı ve 9,00 m² yüzölçümü ile ... Genel Müdürlüğü adına müstakilen tapuya tesciline, 1 18... parsel numaralı taşınmazın tarla vasfı ve 7.262,00 m² yüzölçümü ile 2/12 hissesinin ... oğlu 1934 doğumlu ..., 2/12 hissesinin ... kızı 1936 doğumlu ..., 2/12 hissesinin ... oğlu 1942 doğumlu ..., 2/12 hissesinin ... oğlu 1945 doğumlu ..., 2/12 hissesinin ... oğlu 1950 doğumlu ..., 1/12 hissesinin ... kızı 1984 doğumlu ..., 1/12 hissesinin... oğlu 1965 doğumlu ... adlarına "... Genel Müdürlüğü lehine 845,27 m² irtifak ... vardır" şerhi verilmek suretiyle tapuya tesciline, 1 18... parsel numaralı taşınmazın tarla vasfı ve 119,00 m² yüzölçümü ile 2/12 hissesinin ... oğlu 1934 doğumlu ..., 2/12 hissesinin ... kızı 1936 doğumlu ..., 2/12 hissesinin ... oğlu 1942 doğumlu ..., 2/12 hissesinin ... oğlu 1945 doğumlu ..., 2/12 hissesinin ... oğlu 1950 doğumlu ..., 1/12 hissesinin ... kızı 1984 doğumlu ..., 1/12 hissesinin... oğlu 1965 doğumlu ... adlarına tapuya tesciline, 1 18... parsel numaralı taşınmazın tarla vasfı ve 4.039 m² yüzölçümü ile 2/8 hissesinin ... kızı 1929 doğumlu ..., 1/8 hissesinin .... kızı 1953 doğumlu ..., 1/8 hissesinin ... oğlu 1956 doğumlu ..., 1/8 hissesinin .... kızı 1957 doğumlu ..., 1/8 hissesinin ... oğlu 1963 doğumlu ..., 1/8 hissesinin ... oğlu 1966 doğumlu ..., 1/8 hissesinin ... oğlu 1972 doğumlu ... adlarına "... Genel Müdürlüğü lehine 497,83 m² irtifak ... vardır" şerhi verilmek suretiyle tapuya tesciline, 1 18... parsel numaralı taşınmazın tarla vasfı ve 10.576 m² yüzölçümü ile 7/21 hissesinin ... kızı 1947 doğumlu ..., 7/21 hissesinin ... oğlu 1951 doğumlu ..., 1/21 hissesinin ... oğlu 1964 doğumlu ..., 1/21 hissesinin ... oğlu 1965 doğumlu ..., 1/21 hissesinin ... oğlu 1969 doğumlu ..., 1/21 hissesinin ... kızı 1971 doğumlu ..., 1/21 hissesinin ... kızı 1974 doğumlu ..., 1/21 hissesinin ... kızı 1977 doğumlu ..., 1/21 hissesinin ... oğlu 1988 doğumlu ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.06.2014 tarihli ve 2014/4360 Esas, 2014/6227 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “İlk Derece Mahkemesince tapu kayıtları yöntemince uygulanıp, taşınmazların hangi tapu veya tapular kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmemiştir. Ayrıca, yerel bilirkişiler, dava konusu taşınmazları bir kısım davalı gerçek kişilerin kullandığını beyan etmiş ve İlk Derece Mahkemesince de bu beyanlar esas alınarak karar verilmiş ise de, dosya arasında bulunan ziraat bilirkişi raporlarında; “taşınmazlarda uzun süreli tarımsal faaliyette bulunulmadığı tarımsal nitelik yönünden metruk (boş kullanılmayan) arazi niteliğinde oldukları, ” bildirilmiş, İlk Derece Mahkemesince yerel ve ziraatçı bilirkişisi raporu arasındaki bu çelişkiler de yöntemince giderilmemiştir. Yine; hükme dayanak alınan raporu hazırlayan orman bilirkişi taşınmazların orman sayılmayan yer olduğunu beyan etmiş, ancak, Dairenin iade kararıyla alınan orman kadastro haritası ile kadastro paftasının aplikeli gösterimde, aynı bilirkişi dava konusu taşınmazlardan 1 18... sayılı parseli tamamen, 86 sayılı parseli ise kısmen tahdit içinde göstermiştir. Orman tahdit harita ve belgeleri getirtilerek orman ve fen bilirkişisinden ek rapor ile bu çelişkinin giderilmesi için Dairece dosya 3 kez iadeye gönderilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince iade kararlarının gereği yerine getirtilmemiştir. Yine davalı ....A.Ş. vekilinin kamulaştırma evraklarında kamulaştırılan alanın 84,00 m² olduğu, ancak, adlarına tescile karar verilen 1 18... sayılı parselin 9,00 m² yüzölçümüyle eksik tespit edildiğine dair iddiası kamulaştırma bilgi, belge ve haritası getirtilerek denetime olanak verecek şekilde araştırılmamış, fen bilirkişisinin fazlaya ilişkin kısmın orman tahdidi içinde kaldığı yönündeki denetlenemeyen raporuyla yetinilmiştir.
Bundan başka, İlk Derece Mahkemesince dava konusu parsellerin edinme sütununda yer alan ve malikleri farklı olan tapu kayıtlarının ölü oldukları anlaşılan kayıt maliklerinin bütün mirasçıları davaya dahil edilmemiş, dava konusu taşınmazlar orman alanına komşu olduklarından bahisle Orman İdaresinin davaya dahil edildiği halde, ormanların mülkiyetine sahip Hazinenin de davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmemiş ve taraf teşkili sağlanmadan yargılama yürütülüp sonuçlandırılmıştır.” gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 1 18... parselde 05.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım dışında kalan bölümünün ve 1 18... parselin tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, 1 18... parselin ise taraflarca sunulan eski tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı, diğer parsellerin ise Devletin hüküm tasarrufu altında sayılan yerlerden olmadığı ve davacı kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ilçesi .... köyü 1 18... parselin toplamda 12 pay üzerinden; 2 payının ..., 2 payının ..., 2 payının ..., 2 payının ..., 2 payının ..., 1 payının ..., 1 payının ... adlarına tapuya tesciline, aynı yer 1 18... numaralı parselden 05.05.2016 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile belirtilen 419.50 m²lik alanın ifrazı ile birliğin son parsel numarası verilerek toplamda 192 pay üzerinden; 48 payın ..., 24 payın ..., 24 payın ..., 24 payın ..., 24 payın ..., 6 payın ..., 9 payın ..., 9 payın ..., 6 payın ..., 6 payın ..., 6 payın ..., 6 payın ... adlarına tapuya tesciline, parselin kalan kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline, beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine, 1 18... numaralı parselin orman vasfıyla Hazine adına tesciline, 1 18... numaralı parselin Hazine adına tesciline, 1 18... numaralı parselin .... A.Ş. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... vasisi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vasisi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... İdaresine iadesine, 615,40 TL onama harcının temyiz eden davalı ... vasisinden alınmasına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.