Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5422 E. 2025/5385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5422
Karar No
2025/5385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/663 E., 2025/83 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi ...'in 26.05.2011'de öldüğünü, murisin ... Noterliğinde 08.06.2010 tarihli, 37 33... yevmiye numaralı iki vasiyetname düzenlediğini, müvekkili ile murisin 25.06.2010 tarihinde evlendiklerini, vasiyetnamelerin düzenlenmesinden sonraki tarihte gerçekleşen evliliğin vasiyetname içeriğini geçersiz kılacak bir tasarruf olduğunu, müvekkilinin mirasçılık hakkının evlilik tarihinden önceki tasarrufla engellenmesinin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, vasiyetnamenin şekil şartları eksik, hukuka ve ahlaka aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, murisin tasarruf yetkisinin ortadan kalktığını ileri sürerek, vasiyetnamelerin iptaline, aksi hâlde müvekkilinin saklı payının verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili, davacının belirttiği hususların vasiyetnamenin iptalini gerektirmediğini, tenkis talebinin zamanaşımına uğradığını, vasiyetnamenin açıldığını ve temyiz edilmeksizin kesinleştiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı .... süresinde cevap vermemiştir. 3. Davalı .... yerine davalı olan Maliye Hazinesi vekili, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.06.2014 tarihli kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince, vasiyetname tarihinde murisin tasarruf ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp sonucu uyarınca karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 25.11.2021 tarihli kararı ile; vasiyetnamenin iptaline yönelik davanın reddine, tenkise yönelik davanın kabulü ile vasiyet edilen taşınmazların davacının saklı payı oranında adına tesciline karar verilmiştir.

Kararın süresi içinde davacı vekili, davalı ... Hazinesi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davacının temyiz itirazlarının reddine, davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile; davalı vasiyet alacaklısı ... Özel Eğitim Kurumları A.Ş. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesi gereğince kapatılıp yerine davalı olarak Maliye Hazinesi geçtiğinden 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16. maddesinin 1. fıkrası gereğince davanın davalı ... Hazinesi yönünden dava şartı yokluğundan reddine, davacı tarafa 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16. maddesinin 4. fıkrasındaki haklarının hatırlatılmasına karar verilmesi gerektiği, diğer davalı yönünden ise tenkis için yeterli araştırma ve incelemenin yapılmamış olduğu gerekçeleriyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... yönünden davacının feragat etmiş olması nedeniyle davanın reddine, davalı Hazine yönünden davanın 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16. maddesinin 1. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan reddine, davacı tarafa 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16. maddesinin 4. fıkrasındaki haklarının hatırlatılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ve muris arasında hukuken geçerli bir evlilik var olmasına rağmen bu evliliğin ölümle sonlanmasına bağlı mirasçılık haklarının evlilik tarihinden önceki bir tasarrufla engellenmesi hukuka ve kanunlara açıkça aykırı olduğunu, ATK raporunun eksik inceleme neticesinde düzenlenmiş olup murisin vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında ayırt etme gücü bulunmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın dava şartı yokluğundan değil esastan reddedilmesi gerektiğini, Kanun Hükmünde Kararname alacaklarını talep etmek için başvuru süresi mevcut olup davacının gerekli sürede başvuruda bulunmadığını, bu sebeple davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken, dava şartı yokluğundan reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli olarak tenkis istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5422, K. 2025/5385, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5422-e-2025-5385-k-5a907d5310d5