Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5412 E. 2026/743 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5412
Karar No
2026/743
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/17 E., 2021/4 K.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar .. vekili, ... vekili, ... vekili, davacı ... vekili, davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.12.2024 tarihli ve 2021/16270 Esas, 2024/7329 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Dairemizin onama ilamına karşı davalılar .. vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından karar düzeltme yolunan başvurulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, .. ili ..kara ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 247, 372, 374, 382, 430, 495, 568, 602, 629, 660, 664, 716, 725, 735, 775, 799, 833, 1399, 1402, 1510, 15 23... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından bahisle malik haneleri açık bırakılmak sureti ile tespit edilmişlerdir. 2. Davacılar ... ve .. vekili dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, .. köyü sınırları içerisinde yer alan 16 parça taşınmazın .. .. mirasçıları adına miras hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmişlerdirir. 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davaya konu olan taşınmazlar hakkında kadastro tutanakları düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. II. CEVAP Davalı .. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2006 tarihli ve 1975/12 Esas, 2006/11 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... .. ve davalı .. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.06.2007 tarihli ve 2007/1584 Esas, 2007/2330 Karar sayılı ilamıyla; "aktarılan dava ve kayıtların kapsamının yöntemince tayini, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup olmadığının tespiti ve ..'nın terekesinin taksim edilip edilmediğinin belirlenmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "keşif, alınan bilirkişi raporları, vergi kayıtları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile mera tahsis kararlarının bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde; vergi kayıtlarında sınır yeri olarak 'mera / eğrek' ibaresi geçmesi nedeniyle yapılan mera araştırmasında (725 parselin A bölümü hariç) dava konusu parsellerin mera, yaylak, kışlak veya eğrek yeri niteliği taşımadığı, meraya tecavüz bulunmadığı ve tarla/arsa vasfında oldukları; 725 parselin (A) bölümünün ise 'koru' niteliğinde olup taraflarca kullanılmadığı anlaşıldığından bu kısmın .. adına tesciline, diğer parseller yönünden ise muris .. terekesinin 1934 yılında mirasçılar arasında usulüne uygun harici taksimle paylaşıldığının Yargıtay bozma ilamı ve dosyaya getirtilen Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 1999/126 Esas sayılı dosyasındaki tespitlerle kesinleştiği, buna göre her mirasçıya düşen parsellerin vergi kayıtları ve zilyetlik olgusu ile belirlendiği ve 1934’ten kadastro tespit tarihine kadar çekişmesiz-aralıksız malik sıfatıyla kullanımın sürdüğü" gerekçesiyle, 735 parselin satın alma ve zilyetliğe dayalı olarak ... mirasçıları adına; 7 75... parsellerin ... ... ve mirasçıları adına; 5 68... parseller ile 716 parselin zamanaşımı ve zilyetliğe dayalı olarak ... mirasçıları adına; 629 parselin ... ve mirasçıları adına; 247, 372, 374, 382, 430, 495, 833, 1399, 1402, 15 20... parsellerin .. mirasçıları adına; 602, 799, 660, 664 parseller ile 725 parselin (B) bölümünün ... mirasçıları adına tesciline, 4 30... parsellerdeki enerji nakil hattı için .. lehine daimi irtifakın aynen bırakılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili, ... vekili, davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 10.12.2024 tarihli ve 2021/16270 Esas, 2024/7329 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ve onama ilamına karşı davalılar .. vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. VI. KARAR DÜZELTME Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden sayılıp sayılmadığı, zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı ve buna bağlı olarak onama kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalılar .. vekili, ..irdağ Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları yerinde değildir. 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, infazı mümkün ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup İlk Derece Mahkemesince, 1510 parselin dava konusu kabul edildiği ve gerekçesinde 1510 parsele ilişkin değerlendirilme yapıldığı halde, hüküm fıkrasında bu taşınmazın parsel numarasının hatalı yazılması suretiyle 1520 parsele ilişkin hüküm kurulması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının dava konusu 1510 parsel yönünden kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalılar .. vekili, ... vekili ve ... vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, Davalılar .. vekili, ... vekili ve ... vekilinin 1510 parsele yönelen karar düzeltme talebinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 10.12.2024 tarih ve 2021/16270 Esas, 2024/7329 Karar sayılı onama ilamının 1510 parselle sınırlı olarak KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının "5-a" bendinde yer alan "1520" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine, "1510" ibaresinin yazılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ ŞEKLİ İLE ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılar ... ve ...'na ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5412, K. 2026/743, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5412-e-2026-743-k-4041d6c9cfcb