Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5210 E. 2025/6743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5210
- Karar No
- 2025/6743
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/972 E., 2025/891 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/42 E., 2023/15 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 2806 parsel sayılı 1.805,37 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu taşınmazın 3/20 hissesi ... 'nin, 1/20 hissesi ...'ın, 4/20 hissesi ...'ın, 4/20 hissesi ... 'nın, 4/20 hissesi ... 'in, 1/20 hissesi ...'ın, 1/20 hissesi ... 'nun, 1/20 hissesi ...'ın ve 1/20 hissesi ...'ın kullanımında olup üzerindeki narenciye ağaçlarının kendilerine ait olduğu şerhi verilerek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca 05.02.2018 tarihli satış işlemiyle taşınmazın, dava konusu 36107/180537 hissesi davalı ... ...'a satılarak tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2002 yılından bu yana davacının fiili kullanımında olduğunu, taşınmazda davacı tarafından yapılmış tavuk kümesi ve barınak ile davacı tarafından dikilmiş ceviz ve zeytin ağaçlarının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapuya kaydının beyanlar hanesine müvekkili adına şerh verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ... cevap dilekçesinde; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davalı ... ...'ın dava konusu taşınmazı 6292 sayılı Kanun kapsamında 05.02.2018 tarihinde Hazineden satın aldığı, Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olan taşınmazın tapu kaydına kullanıcı şerhi verilmesi mümkün olmadığından davacının zilyetlik şerhine ilişkin talebinin dinlenilemeyeceği" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "1458 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu çalışmaları sonucunda 2806 parsel sayısıyla ve tapu kaydında “6831 sayılı Yasanın 2/A ve 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Bu parsel üzerindeki narenciye ağaçları ve kargir ev ... oğlu ...’a aittir.” Şerhleri ile taşınmazın 3/20 hissesi ... , 1/20 hissesi ..., 4/20 hissesi ..., 4/20 hissesi ..., 4/20 hissesi ... , 1/20 hissesi ..., 1/20 hissesi ... , 1/20 hissesi ... ve 1/20 hissesi ... adlı kişiler adına kullanıcı şerhi ile birlikte Hazine adına tapuda kayıtlı iken, 20 18... yıllarında 6292 sayılı Kanun gereği yapılan satış işlemleriyle Hazine tarafından bu payların davalı ... ... ile davalı dışındaki kişilere satışlarının yapılarak tapuda adlarına devredildiği; 2020 yılında 3420 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu çalışması sonucunda parselin 5 61... parsel sayısını aldığı ve halen 36107/180537 payının davalı ... ... ve kalan paylarının ise dava dışı gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı bulunduğu; dolayısıyla taşınmaz hakkındaki kullanım kadastrosunun kesinleşmesinden sonra 6292 sayılı kanun kapsamında satış başvurularının yapılarak davalı ... ... adına yapılan pay satışının da bu kanun kapsamında gerçekleştiği; her ne kadar davanın açıldığı 01.02.2018 tarihi itibariyle davalı ... ...'a ait dava konusu pay yönünden henüz satış işleminin tescili yapılmamış ise de; yargılama sırasında olmak üzere 05.02.2018 tarihinde bu payın Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemiyle davalı adına tapuya tescil edilerek Hazine mülkiyetinden çıktığı, söz konusu satış işlemi idari yargı tarafından iptal edilmedikçe şerhe yönelik davanın görülebilmesi mümkün olmadığından İlk Derece Mahkemesince davanın bu sebeple reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2002 yılından bu yana davacı tarafından fiili olarak kullanıldığını, emek ve para sarf edilerek ihya edildiğini, kullanımın tanık beyanları ve dosya kapsamındaki delillerle ispat edildiğini, eldeki davanın 01.02.2018 tarihinde açıldığını, taşınmazın satış işleminin 05.02.2018 tarihinde gerçekleştiğini, dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca davalı adına yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL davacı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.