Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/453 E. 2025/3057 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/453
Karar No
2025/3057
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/205 E., 2023/647 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kullanım kadastrosu sırasında, ... ilçesi .../... köyü çalışma alanında bulunan 1060 ada 9 parsel sayılı 1.376,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve 24.06.2010 tarihinde tescil edildikten sonra 01.10.2013 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu (6292 sayılı Kanun) gereğince ...'e satılarak bu kişi adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. 2.Davacı ... dava dilekçesinde, 19.12.2013 tarihinde taşınmazın bir bölümünün kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek iddiasına konu kısma yönelik olarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yapmış olduğu her işlemin hukuk çerçevesinde yapıldığını, hile yoluyla bir kazanım olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2013/771 Esas, 2015/204 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, çekişmeli 1060 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 18.02.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 509,45 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2022/895 Esas, 2022/4203 Karar sayılı kararıyla; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe 3. kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığını, dolayısı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazine'nin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı açıklanarak; somut olayda davacı ..., eldeki davayı 19.12.2013 tarihinde açtığını, çekişmeli taşınmazın ise dava tarihinden önceki tarih olan 01.10.2013 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca ...'e satılarak bu kişi adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, dava tarihi itibariyle taşınmaz 6292 sayılı Kanun uyarınca satılarak davalı ... adına tescil edildiğine ve dosya kapsamından da idari işlem niteliğindeki satış işleminin idarece geri alındığı ya da idari yargıda iptal edildiği anlaşılamadığına göre eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " dava tarihinden önce 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan satış işlemleri ile taşınmazın 01.10.2013 tarihinde davalı ... tarafından devralındığı, halen taşınmazın tamamının tapuda davalı adına kayıtlı olduğu, satış işlemlerinden önce, kullanıcı şerhlerine karşı davacı tarafça açılmış bir davanın bulunmadığı, buna göre tapuya tescil işlemlerinin mevzuata uygun olup, tapu kaydının oluşumunda bir yolsuzluk bulunmadığı, emsal kararlara göre satış işlemi iptal edilmeden, tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile ilgili davaların açılması mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, bu kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu, bilirkişi raporu, keşif ve tanık beyanları ile taşınmazın davacıya ait olduğu sabitken, davalı mülkiyet iddiasını hiçbir şekilde ispatlayamadığı, kadastro tespiti yapılmadan, yalnızca beyana dayalı olarak ve fiili kullanım araştırılmaksızın gerçekleştirilen satış işlemi, hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davalının özel hukuk ilişkisi niteliğindeki alım işleminin idari işlem gibi değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/453, K. 2025/3057, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-453-e-2025-3057-k-5a029f2172bc