Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4042 E. 2025/6264 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4042
Karar No
2025/6264
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/7 E., 2018/35 K. KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı sonrası yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Erzurum ili İspir ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 1.311,10 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına eşit hisselerde tespit edilmiştir. Davacı ...; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen önceki tarihli hüküm Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 06.11.2014 tarihli ve 2014/12223 Esas, 2014/12464 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup bozma ilamında özetle "...Çekişmeli taşınmazın müşterek muris ...’a ait olduğu, ölümü ile de mirasçıları ..., ..., ... ile davacının murisi ... ve davalıların murisi ...’e intikal ettiği, davalıların murisi ... dışındaki ... mirasçılarının miras paylarını davacının murisi ...’a sattıkları noktasında ihtilaf bulunmadığı; dosya kapsamından ... tarafından çekişmeli taşınmazın müşterek muris ... mirasçılarından ...’e verildiği, muris ... ile ...’ün ölümünden sonra mirasçı ...’in çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun kullandıkları, ... ile mirasçısının taşınmaz üzerinde sürdürdükleri zilyetliğin asli zilyetlik olduğu, ...’in taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin kalmadığı, tespit tarihine kadar da zilyetlikle mülk edinme koşullarının ... lehine oluştuğunun anlaşıldığı, hal böyle olunca; zilyetlikle iktisap koşullarının davalı taraf yararına gerçekleşmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu..." hususlarına değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan inceleme sonucunda "davalı tarafından ibraz edilen 05.06.1958 tarihli senedin geçerlilik koşullarını taşımadığına da ayrıca işaret edilerek, ...’ın taşınmaza malik olma iradesinin varlığından söz edilemeyeceği, ...’ın zilyetliğinin kullanım amaçlı zilyetlik olup kullanımının niteliğinin malik sıfatıyla asli zilyet olarak değil, taşınmazın ... ve/veya mirasçılarına ait olduğunu bilerek ve onların üstün hakları olduğunu kabul ederek feri nitelikte olduğu; taşınmazın asıl malikinin davacının murisi ... olduğu..." gerekçesiyle ve yine hükmün gerekçesinde İspir Kadastro Mahkemesinin 06.09.2012 tarihli ve 2006/335 Esas, 2012/37 Karar sayılı kararında direnilmesine karar verildiği de açıklanarak, davacı ...'un davasının kabulüne; dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile taşınmazın hükümde gösterilen paylarla davacı ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; işbu karar, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 30.04.2025 tarihli ve 2025/(16)8-134 Esas, 2025/267 Karar sayılı ilamı ile, “ Özel Daire bozma kararından sonra davalı ... vekili tarafından esasa ilişkin beyanların sunulmasına ilişkin 08.12.2017 tarihli yazılı beyan ekinde sunulan 05.06.1958 tarihli satış senedi bakımından bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verildiği, İlk Derece Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozmadan önceki kararda tartışılıp değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu” gerekçesiyle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizce yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın çekişmeli taşınmazın hükümde gösterilen paylarla davacı ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz başında 29.05.2012 tarihinde yapılan keşifte bilgisine başvurulan ve taşınmazın evveliyatını ve kullanım durumunu bilebilecek yaştaki mahalli bilirkişiler ile tespit bilirkişiler; davaya konu taşınmazın davalılar murisi ... tarafından ekilip biçildiğini, davalıların murisi ...'ün kullanımı hususunda taraflar arasında da bir niza olmadığını bildirmişler; davacının iddiası ile İlk Derece Mahkemesinin kabulünün aksine; ...'ün kullanımının fer'i zilyetlik olduğuna dair bir beyanda da bulunmamışlardır. Dosya kapsamına göre de dava konusu taşınmaz üzerinde tespit tarihine kadar davalı taraf yararına zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğunun anlaşılmasına; davalılar murisi ...'ün ölümü ile de ... mirasçısı ...'in dava konusu taşınmaz üzerinde sürdüğü zilyetliğin asli zilyetlik niteliğinde bulunduğunun da sabit olmasına; diğer bir ifade ile davalı tarafça sürdürülen zilyetliğin davacının murisi ... adına olduğu iddiasının da ispat edilememesine göre, İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan bozma ilamında işaret edildiği gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4042, K. 2025/6264, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4042-e-2025-6264-k-6d91f8340aae