Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4020 E. 2025/4558 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4020
- Karar No
- 2025/4558
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/60 E., 2024/449 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; tapulama sırasında taşlık ve çalılık arazi olarak tespit dışı bırakılan takriben 47 00... ’lik yeri para ve emek sarf ederek imar ve ihya ettiğini, o tarihten beri davasız aralıksız malik sıfatı ile tarım arazisi olarak kullandığını, zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP Davalılar; davanın reddini savunmuş olup davalı Hazine, taşınmazın TMK 713. maddesi gereğince adına tescile karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.12.2014 tarihli 2012/389 Esas, 2014/306 Karar sayılı kararı ile; ... yönünden davanın husumetten reddine, sit alanı dışında kalan kısım yönünden zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.10.2013 tarihli fen bilirkişilerinin krokili raporunda A harfi ile sarı renkle gösterilen yerden D harfi ile gösterilen 472,00 m²’lik kısım düşüldükten sonra kalan 3.679,93 m²’lik yerin davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.06.2017 tarihli, 2015/10841 Esas, 2017/4386 Karar sayılı kararıyla; Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumetin yöneltilmesi ve taraf eksikliğinin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 27.02.2018 tarihli, 2017/164 Esas, 2018/50 Karar sayılı kararıyla; ... yönünden davanın husumetten reddine, sit alanı dışında kalan kısım yönünden zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.10.2013 tarihli fen bilirkişilerin krokili raporunda A harfi ile sarı renkle gösterilen yerden D harfi ile gösterilen 472,00 m²’lik kısım düşüldükten sonra kalan 3.679,93 m²’lik yerin davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.12.2020 tarihli, 2018/3126 Esas, 2020/6143 Karar sayılı kararıyla eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; ... yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar bakımından taşınmazın 1975 yılında imar-ihya edildiği ve davacı tarafından aralıksız malik sıfatıyla çekişmesiz kullanıldığı, davacının üzerine kayıtlı taşınmazların zilyetlikle taşınmaz iktisap sınırının üzerinde olmadığından kültür varlığı alan hariç olmak üzere davanın kısmen kabulü ile 18.04.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda E harfi ile gösterilen 3679,83 m²lik taşınmazın davacı mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, D harfi ile gösterilen yer bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili; hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu, komşu taşınmaz kayıtlarının getirilerek uygulanmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik sürdürülmediğini, imar-ihyanın tamamlanmadığını, orman incelemesinin eksik yapıldığını, davacı tanıklarının yetersiz beyanlarının hükme esas alındığını, murisin zilyetliğinin incelenmediğini, D harfli kısım yönünden tescil talebinin değerlendirilmediğini, senetsiz araştırmasının yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, dava konusu ............. Mahallesinde bulunan 18.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda E harfi ile gösterilen 3679, 83... ile D harfi ile gösterilen 472, 10... taşınmazın 1963 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşlık-çalılık olarak tespit harici bırakıldığı, D harfli kısmın “............... Yolu” koruma alanında kaldığı anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilinin aşağındaki paragrafın dışında kalan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak, davalı Hazine vekilinin cevap dilekçesinde, davanın reddi ile TMK'nın 713/6. maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ettiği açık olmasına rağmen davanın reddine karar verilen D harfi ile gösterilen kısım yönünden Hazinenin talebi karşısında hiç bir araştırma yapılmaması, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yukarıda değinilen yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
16.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.