Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3838 E. 2025/4673 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3838
- Karar No
- 2025/4673
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/200 E., 2025/237 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ................mahallesinde bulunan 50... parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin zilyetliğinde olmasına rağmen ............hudutları dahilinde olduğundan tapulama harici bırakıldığını, taşınmazın müvekkiline babası...tan intikal ettiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerinde uzun yıllar tarımsal faaliyette bulunduğunu ve sanayi sitesinin kurulmasıyla birlikte tarım yaptığı tarlası üzerinde Devrek Asliye Hukuk Hakimliğinin 28.04.1982 tarihli 1982/196 Esas ve 1982/184 Karar sayılı ilamı ile “Zilyetliğinin Tesbiti” kararını alarak 1982 yılında tek katlı betonermeden dükkanlar inşa ettiğini, 14... tarih ve 2000/525 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Zonguldak taşkömürü havzasının sınırlarının değiştiğini ve .............. sınırları dışarısına çıkartıldığını, müvekkilinin eklemeli zilyetlikle taşınmazı en az 100 senedir zilyetliğinde bulundurduğunu, 1982 yılında yaptırdığı kargir dükkanlarını ise aynı şekilde 36 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulundurduğunu belirterek çekişmeli taşınmazın ve üzerindeki tek katlı dükkanların müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde dava değerinin eksik gösterildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davacının dava dilekçesinde taşınmazın babasından intikal ettiğini belirttiğini, bu durumda terekeye dahil olan bir mal hakkında ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, Mahkemece davacıya süre verilerek diğer ortakların muvafakatini alması ve ya terekeye temsilci atanmasının istenilmesi gerektiği, aksi takdirde davanın görülebilme olanağının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının tek başına bu davayı açmasının mümkün olmadığını, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2021 tarih ve 2018/355 Esas, 2021/95 Karar sayılı kararıyla; davacının tasarruf ve zilyetliğinde bulundurduğu ..............caddesi sınırları içerisinde yer alan 50... numaralı, 288,16 m² alanındaki parselin .............Kanunu gereğince tescil harici bırakıldığı, davacı ...'nın taşınmazı ceddinden intikal ve taksimen keşifte dinlenilen tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere 40-45 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız fasılasız malik sıfatıyla arsa olarak zilyet ve tasarrufunda bulundurduğu, halen üzerine kargir dükkan inşa edilerek kullanılmakta olduğu anlaşılan ancak 17.01.13 26... sayılı Teskere-i Saniye Hükümlerine göre............. sınırları içinde kalan taşınmazın sınırlandırılarak tescil dışı bırakılmasına karar verildiği, babasından intikal eden dava konusu gayrimenkulü uzun yıllar ekip-biçerek, üzerinde tarımsal faaliyetlerde bulunarak ürünler elde eden davacının sanayi sitesinin kurulmasıyla birlikte tarım yaptığı tarlası üzerinde Devrek Asliye Hukuk Hakimliğinin 28.04.1982 tarihli 1982/196 Esas, 1982/184 Karar sayılı ilamı ile zilyetliğinin tesbiti kararını alarak 1982 yılında tek katlı betonarmeden dükkanlar inşa ettiği, dava konusu taşınmazın 1948-1955-1982-1984-1998 tarihli hava fotoğrafı ile çakıştırılması ve değerlendirilmesinin yapıldığı ve belirtilen yılların tümünde dava konusu alan yol, dere yatağı ve benzeri gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, davacının dava konusu kullanım alanı içerisinde belgesizden zilyetlikle kazanımının olmadığı, dava konusu taşınmazla ilgili yasal ilanların usulüne uygun olarak yapıldığı ve TMK'nın 713. maddesine göre tüm kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişisi ve harita bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide “12” ile gösterilen taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı kargir dükkanın davacıya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2023 tarih ve 2021/1936 Esas, 2023/530 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kararına gerekçe olan yasal düzenlemeler ve tüm dosya kapsamına göre kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 07.03.2024 tarih ve 2023/5378 Esas, 2024/1940 Karar sayılı kararıyla;............mahallesinde bulunan 50... parsel sayılı taşınmazın komisyon kararı ile .............. hudutlarında kaldığından tescil harici bırakıldığı, Mahkemece dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda “12” ile gösterilen bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği ve 3402 sayılı Kanun’un Ek-6. maddesi uyarınca karara karşı temyiz yolunun açık tutulduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-6. maddesinde; "Kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.'' hükmü düzenlendiği, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon kararı ile tescil harici bırakıldığı nazara alındığında temyize esas kararın Kadastro Kanunu'nun Ek-6. maddesi kapsamında kalmadığının anlaşıldığı, miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararların, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemeyeceği, temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekeceği, somut olayda, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın değerinin 1.000,00 TL olarak gösterildiği, dava tarihi itibariyle keşfen saptanan zemin değerinin 129.672,00 TL olarak belirlendiği, davalı Hazine vekilinin 28.08.2020 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin eksik tespit edildiğini belirterek rapora itiraz ettiği, Mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadığı, temyize konu edilen taşınmazın keşfen belirlenen değeri Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2023 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmakta ise de Mahkemece davalı Hazinenin dava konusu taşınmazın değerine yönelik itirazı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken bu konuda bir araştırma yapılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının tasarruf ve zilyetliğinde bulundurduğu ...............caddesi sınırları içerisinde yer alan 50... numaralı, 288,16 m² alanındaki parselin ...........Kanunu gereğince tescil harici bırakıldığı, davacı ...'nın ceddinden intikal ve taksimen keşifte dinlenilen tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere 40-45 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız fasılasız malik sıfatıyla arsa olarak zilyet ve tasarrufunda bulundurduğu, halen üzerine kargir dükkan inşa edilerek kullanılmakta olduğu anlaşılan, ancak 17.01.13 26... sayılı ................ Hükümlerine göre ........... sınırları içinde kalan taşınmazın sınırlandırılarak tescil dışı bırakılmasına karar verildiği, babasından intikal eden dava konusu gayrimenkulü uzun yıllar ekip-biçerek, üzerinde tarımsal faaliyetlerde bulunarak ürünler elde eden davacının sanayi sitesinin kurulmasıyla birlikte tarım yaptığı tarlası üzerinde Devrek Asliye Hukuk Hakimliğinin 28.04.1982 tarihli 1982/196 Esas, 1982/184 Karar sayılı ilamı ile zilyetliğinin tesbiti kararını alarak 1982 yılında tek katlı betonarmeden dükkanlar inşa ettiği, dava konusu taşınmazın 1948-1955-1982-1984-1998 tarihli hava fotoğrafı ile çakıştırılması ve değerlendirilmesinin yapıldığı ve belirtilen yılların tümünde dava konusu taşınmazın yol, dere yatağı ve benzeri gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, davacının dava konusu kullanım alanı içerisinde belgesizden zilyetlikle kazanımının olmadığı, dava konusu taşınmazla ilgili ilanların usulüne uygun olarak yapıldığı ve TMK'nın 713. maddesine göre tüm kazanım şartlarının oluştuğu, taşınmazın değerinin tespitine ilişkin olarak yapılan keşif ile alınan bilirkişi raporlarına göre ilk tespitlerle çelişki oluşturacak bir durum da olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde taşınmazın babasından intikal ettiğini belirttiği, bu durumda miras yolu ile intikal eden tereke için diğer mirasçıların olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu nedenle davada taraf koşulunun sağlanmadığını, Mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan dükkanın tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verdiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını, Mahkemece yapılan araştırma ve tahkikatın hüküm vermeye yeterli olmadığını, bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu, Mahkemece dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri harca esas alınmış olup keşif tarihi itibariyle belirlenen değerin harca esas alınması gerektiğini, taşınmazın değerinin eksik gösterildiğini ve bedele itiraz etmelerine rağmen somut verilere dayalı bir araştırma yapılmadığını, yasal olarak alınması gereken harçların eksik alındığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
................ bulunan 50... parsel sayılı taşınmaz komisyon kararı ile Havza-i Fahmiye hudutlarında kaldığından bahisle tescil harici bırakılmıştır.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.