Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3 E. 2026/2701 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3
Karar No
2026/2701
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2687 E., 2024/1566 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/398 E., 2021/57 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. ... köyü çalışma alanında 1993 yılında yapılan kadastro sırasında, dava konusu 1 11... parselin ifraz edildiği 1 11... parsel sayılı taşınmaz, Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde kadastro tespit tarihinden önce 1978 yılında açılan davanın konusu olmasına rağmen orman vasfıyla Hazine adına tespit edilip 20.07.19 93... .08.1993 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılarak 19.08.1993 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. 2. Kadastro tespitinden önce 26.07.1978 tarihinde, davacılar ..., ... ve dava dışı ... Şükrü Kocaoluk tarafından, 1/2 payı ... ..., 1/4 payı ... ve 1/4 payı ...' ye ait olan 20.04.1984 tarihli ve 10 numaralı tapu kaydı kapsamındaki taşınmazlarına ... tarafından müdahale edildiği gerekçesiyle Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanda kadastro çalışmaları yapılması nedeniyle görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. 3. Kadastro Mahkemesince, Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edilen yerlerin 1 11... , 1 50... parsel sayılı taşınmazlar kapsamında kaldığı belirlenmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde, 1 11... ve 150 parsel sayılı taşınmazların davacıların tutundukları 20.04.1984 tarihli ve 10 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve taşınmazların malik hanelerinin boş olduğundan bahisle davacılar adına tesciline, 1 11... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, her ne kadar bu taşınmaz aynı tapu kaydı kapsamında kalmakta ise de, malik hanesi doldurulmak suretiyle kesinleştirilip tapuya tescil edildiğinden davacıların Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmakta muhtariyetlerine karar verilmiş ve iş bu karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2001/4240 Esas sayılı ilamı ile onanarak 04.06.2001 tarihinde kesinleşmiştir. 4. Kadastro Mahkemesinin bu kararına istinaden, 20.04.1984 tarihli ve 10 numaralı tapu kaydının paydaşlarından ... ... tarafından, Çamlıyayla Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılarak 1 11... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payının adına tescili talep edilmiş ve bu Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının payına isabet eden 16.576 m²lik alanın davacı adına tesciline karar verilmiş ve iş karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından onanarak 18.06.2018 tarihinde kesinleşmiştir. 5. Eldeki davanın davacıları ve 20.04.1984 tarihli ve 10 numaralı tapu kaydının diğer paydaşları olan ... ve ... vekili, Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/398 Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili olan davacıların ...köyü 1 11... parsel sayılı taşınmazdaki 1/4' er paylarının adlarına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında bu parselin ifrazı neticesinde davacıların davaya konu ettikleri kısmın ifrazen oluşan 1 11... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın davacılara ait tapu kaydı kapsamında olduğu, orman idaresinin 1970'li yıllarda ağaçlandırma çalışması yapmadan önce tarım arazisi vasfı taşıdığı ve orman sayılan yerlerden olmadığı" gerekçesiyle, davacıların davalarının kabulüne, ...köyü 1 11... parsel sayılı taşınmazın kadastro bilirkişisi ...ve ... ...ın 24.09.2020 havale tarihli bilirkişi raporundaki krokide (A1) harfi ile gösterdiği 16.557 m²lik kısmının tapu kaydının iptaliyle, Tarsus 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.02.2007 tarihli ve 2007/46 Esas ve 2007/83 Karar sayılı veraset ilamındaki hisselere göre eşit oranlarda tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerindeki ağaçların Orman İdaresine ait olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacıların 1 11... parsel sayılı taşınmazdan ifraz ile oluşan 1 11... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A1) harfiyle gösterilen 16.576,00 m²lik kısmına yönelik dava açtıkları, 1 11... numaralı kök parselin 434.610,00 m² yüzölçümüyle ve orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, tutanağın 20.07.19 93... .08.1993 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkarıldığı, 30 günlük ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesine dava açılmadığından 19.08.1993 tarihinde tutanağın kesinleştirilerek taşınmazın tapuya kaydedildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3. fıkrasında düzenlenen hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın 02.12.2019 tarihinde açıldığı" gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 353/(1)-b.2 maddesi gereğince Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2019/398 Esas, 2021/57 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davacıların davalarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının ihtilaflı bir tutanak olması nedeniyle hak düşürücü sürenin geçmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçip geçmediği ve eldeki davada dava konusu taşınmazın davacılar adına tesciline ilişkin koşulların mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmaz hakkındaki kadastro tutanağının kesinleştiği ve kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar dosya içeriği ile uyumlu değildir. Şöyle ki; bilindiği üzere, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca, tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Tutanakların kesinleşmesi ise askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde dava açılmamış olmasına bağlıdır. Ancak, kadastro işlemleri sırasında, daha önce Hukuk Mahkemelerinde davalı olduğu anlaşılan taşınmazlara ilişkin tutanaklar, malik haneleri boş bırakılmak suretiyle, 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine gönderilirler. Bu taşınmazlara ilişkin askı ilanı, Kadastro Müdürlüğü tarafından değil tutanakların gönderildiği Kadastro Mahkemesince yapılır. Eldeki davada; dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazın ifraz edildiği kök 1 11... parsel sayılı taşınmaz hakkında, kadastro tespitinden önce 26.07.1978 tarihinde Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılmış olmasına rağmen, taşınmaz hakkındaki kadastro tutanağının malik hanesinin, 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırı olarak doldurulup taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği ve bilahare askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmediği gerekçesiyle taşınmazın orman vasfıyla tapu siciline tescil edildiği, bilahare kadastro tespit gününden önce, davacılar ..., ... ve dava dışı ... ... tarafından, 1/2 payı ... ..., 1/4 payı ... ve 1/4 payı ...' ye ait olan 20.04.1984 tarihli ve 10 numaralı tapu kaydı kapsamındaki taşınmazlarına ... tarafından müdahale edildiği gerekçesiyle Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava dosyasının, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanda kadastro çalışmaları yapıldığından bahisle görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine devredilmesi nedeniyle kadastro tutanağının Kadastro Mahkemesine gönderilmesi üzerine bu Mahkemece, kadastro müdürlüğü tarafından yapılan hatalı kesinleştirme işlemi yok hükmünde sayılarak işin esasının incelenmesi gerekirken, davacıların Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmakta muhtariyetlerine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak kadastro tespit gününden önce Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olması nedeniyle, 3402 sayılı Kanun' un 5. maddesine aykırı şekilde hakkındaki kadastro tutanağının malik hanesinin doldurulması, buna dayalı olarak taşınmazın tapu siciline kaydedilmesi ve Kadastro Mahkemesince anılan Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca re'sen araştırma ilkesi kapsamında yargılama yapılması gerekirken, taşınmazın tapu siciline kaydedildiğinden bahisle davacıların Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmakta muhtariyetlerine karar verilmesi işlemlerinin taşınmaz hakkındaki kadastro tutanağın kesinleşmesini sağlayacak netilikteki işlemler olduğu söylenemez. Bu haliyle, davaya konu taşınmaz hakkındaki kadastro tutanağının kesinleştiğinden söz edilemez. Ne var ki, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2001/4240 Esas sayılı göreve ilişkin kesinleşen kararı bağlayıcı olduğundan, eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi zorunludur. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu 1 11... parsel sayılı taşınmazın ifraz edildiği 1 11... parsel hakkındaki kadastro tutanağının kesinleşmediği, bu nedenle eldeki davada hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği ve dava konusu taşınmazın davacıların dayandıkları tapu kaydı kapsamında kaldığı gözetilerek, davacıların davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3, K. 2026/2701, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3-e-2026-2701-k-23e84fa0f060