Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2669 E. 2025/6930 K. – Uygulama Kadastr

Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2669
Karar No
2025/6930
Karar Tarihi
Konu
Uygulama Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1346 E., 2024/1661 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/774 E., 2023/1260 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan temyize konu eski 409 parsel sayılı ve 20.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 58... parsel numarasıyla ve 22.645,94 m² yüzölçümlü olarak; davalılar adına kayıtlı bulunan eski 408 parsel sayılı ve 23.938,66,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 58... parsel numarasıyla ve 21.703,58 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacıların zilyetliğinde bulunan tescil harici alanın uygulama kadastrosu ile davalıların adına kayıtlı parsele eklendiğini, bu kısmın davacı parseline eklenmesi gerektiğini ileri sürerek dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “Fen ve jeodezi bilirkişilerinin 04.10.2022 tarihli raporuna ekli 1 numaralı krokide A ve B harfleri ile berlirtilen alanların davalılar parselinde olduğu, ancak 04.10.2022 tarihli rapordan C ile belirtilen alanın tescil harici bırakılan taşlıkta kaldığı anlaşılmıştır. Davacılar vekiline dava dışı Hazineye husumet yöneltip yöneltmeyeceği sorulmuş, 28.04.2023 tarihli duruşmada Hazineye husumet yöneltilmeyeceği, dosyanın bu hali ile kararlaştırılmasının talep edildiği hususu beyan edilmiştir. Bu halde Fen ve jeodezi bilirkişilerinin 04.10.2022 tarihli raporuna ekli 1 numaralı krokide C ile gösterilen kısım bakımından davalı tarafa husumet düşmeyeceğinden, fen ve jeodezi bilirkişilerinin 04.10.2022 tarihli raporuna ekli 1 numaralı krokide A ve B harfleri ile gösterilen alanların 04.10.2022 tarihli rapordan ve jeodezi bilirkişinin ek raporunda 22/a kadastro işlemi öncesinde de davacılar parselinde bulunmadığı, davacılar parselindeki eksilmenin 1 58... parsel ile olan sınırın düzeltilmesinden kaynaklı olduğu, bu işleme de parsel maliklerinin muvafakatinin bulunduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın davalı Hazine yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hükme karşı, davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve teknik bilirkişi raporlarına göre; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede kadastro çalışmalarının 1983 yılında yapıldığı, tesis kadastrosunun yapıldığı yıla en yakın 1984 tarihli hava fotoğrafının incelenmesinde dava konusu 1 58... ve 1 58... parsel ile sınırlarının oluşmadığı, 1 58... parselin yüzölçümünde meydana gelen azalmanın tapuda dava dışı 3 ile belirlenen yüzölçümünün muvafakatname ile belirlenmesinden kaynaklandığı, kaldı ki talep edilen (A) ve (B) kısımlarının ilk tesis kadastrosu sırasında da 1 58... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının belirlendiği, (C) kısmının ise tescil harici alanda kaldığı ancak davacılar vekilinin duruşmada alınan beyanında Hazine'ye husumet yöneltilmeyeceğinin beyan edildiği bu nedenlerle yapılan çalışmanın doğru olduğu, uygulama kadastrosunda hata bulunmadığı, vekalet ücreti yönünden ise, davacının dava dilekçesinde dava değeri olarak 10.000,00 TL göstermiş ve bu değer üzerinden harç yatırdığı, hal böyle olunca, dava dilekçesinde gösterilen değer esas alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı lehine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenlerle, eldeki davada vekille temsil olunan davalı lehine 118.151,28 TL vekalet ücretine hükmolunmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine, karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıların yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2669, K. 2025/6930, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2669-e-2025-6930-k-285c4b0a9663