Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2189 E. 2025/7081 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2189
Karar No
2025/7081
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1982/14 E., 1985/109 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro tespiti sırasında, İstanbul ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 51... parsel sayılı 10.122,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla tapunun mahallinde yapılan uygulamasında şarken Tüccar ....cihette 32 parsel, şimalen .... cihette 107 parseller, cenuben.... cihette 83 parseller, garben ...cihette 100 parsellerin sınır teşkil ettiği, cihetlerde birkaç parselin sınır teşkil etmesi ve parsel malikleri evvellerinin münakele neticesi değişmiş olmasından ileri geldiği kanaati ile yapılan harici soruşturmalar ile bilirkişilerin kesin beyan ve tespitlerinden zeminde mevcut sınırlar dahilinde tasarruf edilegeldiği, hiçbir taraftan genişleme olmadığı ve tapunun bu gayrimenkulü kapsadığına dair kanaat geldiğinden zemin durumu gibi....,... ....ve ... adına 1/4 er payla tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uygulanan tapusuna göre fazla miktarlı yüzölçümüne göre tespit edildiğini belirterek, uygulanan tapuya göre fazla yüzölçümünün iptali ile ... adına tescil edilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; "Dört sınırının da tapulu olduğu davalı tarafın ilk maliklerle birlikte iskan tarihinden dava tarihine kadar bu taşınmaz üzerinde nizasız ve fasılasız zilyet olduğu, taşınmazın sınırında bulunan 108 parselin ... ismindeki şahsa ait olduğu, bu parselin Temmuz 1931 tarihli ve 10 sayılı tapuyla iskan yoluyla ... oğlu ... verildiği, buna göre belirtilen tapunun kuzey sınırında...tarlası olarak gösterildiği dava konusu taşınmazın uygulanan tapusunda güney sınırı olarak ... tarlasının olduğu böylece iki sınır arasında irtibatın sağlandığı ancak kadastro komisyonunun ... tapusunun uygulanması sırasında miktarının fazla çıkması nedeniyle irtibatlı bu sınırda 108 parsel sayısı vermek suretiyle miktar fazlasını ... adına tespit ettiği, bu tespite karşı ... varislerinin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/9 Esas sayılı dava dosyasıyla tespitin iptalini talep ettikleri, davanın derdest olduğu ancak davanın sonucunun beklenmesi gerekmediği görülerek, kadastro tespitinin sabit sınırlara göre ve doğru olarak yapıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. III. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1725 sayılı Kanun ile kabul edilen Ankara Antlaşması gereğince Hazineye ait yerlerden olması nedeniyle malikine 2510 sayılı İskan Kanunu'nun 23. maddesine göre verildiğini, buna ilişkin yerlerde fazla yüzölçümün 1617 sayılı Kanun 20. maddesi gereği zilyetlikle iktisap edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın, ... adına tescil edilen 108 parsel ile bitişik olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaza uygulanan tapu kaydına göre belirlenen yüzölçüm fazlalığının Hazineye ait olup olmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi gereğince kadastro hâkimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında infazı kabil sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Eldeki davada, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının, birinci bendinde "Davanın reddine", denilerek hüküm kurulmuş ise de İlk Derece Mahkemesince tescil hükmü kurulmadığı görülmüş bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. IV. KARAR Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan davanın reddine ibaresinden sonra gelmek üzere "... dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 51... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline" cümlesinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2189, K. 2025/7081, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2189-e-2025-7081-k-e590d634664b