Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1823 E. 2026/3342 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1823
- Karar No
- 2026/3342
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/45 E., 2024/110 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Trabzon ili ... ilçesi ... köyünde bulunan mera, yaylak, kışlak, otlak ve ormana ait çayırların Tarım İl Müdürlüğü tarafından yapılan tespit ve tahdit çalışmaları 24.01.20 08... .02.2008 tarihleri arasında, ... ... köyünde bulunan mera, yaylak, kışlak, otlak ve umuma ait çayırların Tarım İl Müdürlüğü tarafından yapılan tespit ve tahdit çalışmaları ise 28.01.20 08... .02.2008 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır. Yine ... ... köyündeki kadastro çalışmaları 10.08.20 07... .09.2007 tarihleri arasında askıya çıkarılmış olup, 11.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; Trabzon ili ... ilçesi ... köyü sınırları içerisinde il mera komisyonunun yapmış olduğu çalışmalar neticesi bir kısım orman parçasının mera sınırlarına dahil edildiğini ileri sürerek, mera tespitinin iptali ile orman olan kısımların orman vasfı altında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın vasfının tespit edilerek davacının kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2009 tarihli ve 2008/173 Esas, 2009/90 Karar sayılı kararı ile "hiç kadastro yapılmayan ya da genel arazi kadastro işlemi önceki yıllarda yapılıp kesinleşen yerlerde mera komisyonunun yaptığı tespit, tahdit ve tahsis kararlarının, mera komisyonu tarafından 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 13/4. maddesi gereğince yaptığı 30 günlük askı ilan süresi yada tebliğ gereken hallerde tebliğ üzerine 30 günlük süre içinde açılacak davalara bakma görevinin Mahkememize ait olduğu, dava konusu yerle ilgili olarak tespit ve tahdit kararının 25.08.2008-23.09.2008 tarihleri arasında askı ilana çıkarıldığı, davacının davasının askı ilan süresi geçtikten sonra 25.09.2008 tarihinde açtığı, askı ilan süresi geçtikten sonra açılan bu tür davalarda davanın reddi gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.12.2009 tarihli ve 2009/19753 Esas, 2009/19983 Karar sayılı kararıyla Mera Teknik Ekibinin sınırlandırma kararının 24.01.2008'den 22.02.2008 tarihine kadar ilan edilmesinden sonra Orman İdaresinin süresinde teknik ekibin çalışmasına itiraz ettiği, mera komisyonunca itirazın reddedildiği ve redde ilişkin komisyon kararlarının 30 gün ilan edilmesi gerektiği halde 25.08.20 08... .09.2008 tarihlerinde 29 gün süreyle ilan edildiği, Orman İdaresinin hem dilekçe tarihi hem de hakim havalesi tarihi olarak 24.09.2008 tarihinde yani 30 günlük sürede bu davayı açtığı, yani davanın 30 günlük askı süresinde olduğu halde, İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesi 25.09.2008 tarihinde verilmiş gibi davanın süre aşımı nedeniyle reddi doğru olmadığı gibi, bu işlemlerden sonrada henüz bir tahsis ilanının yapılmadığı anlaşıldığına göre, kanunda öngörülen hak düşürücü sürelerin geçirildiğinden söz edilemeyeceği, kaldı ki; iddianın ileri sürülüş biçimine göre de yönetimin davası mera olarak sınırlandırılan parsellerin orman savına dayalı tapuya tescile ilişkin olup, bu tür davalar bir süreye tabi olmaksızın yönetimce her zaman açılabildiğinden, işin esasına girilmesi gerekirken süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkememizce 23.10.2020 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve kadastro tespit bilirkişi beyanları ile usul ve kanuna uygun olarak hazırlanan ziraat, orman ve kadastro bilirkişileri raporlarında dava konusu yerlerin eğim ve toprak yapısı, bitki örtüsü bakımından 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1.maddesi uyarınca orman vasfında olduğu, tarım alanı vasfında olmadığı" gerekçesiyle asıl dava ve birleşen 2010/39 Esas sayılı davanın kabulüne, 02.11.2020 tarihli fen bilirkişilerinin raporuna ekli krokide ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan dava konusu 1 numaralı mera alanı MS-18, MS-19, MS-20, MS-21, MS-22, MS-23, MS-24, MS-25, MS-26, MS-27, MS-28, MS-29, MS-30, MS-31, MS-32, MS-33, MS-34, MS-35, MS-36 ve MS-37 noktaları ile çizilen ve dava konusu edilen ekli krokide sarı renkle taralı (A) harfiyle gösterilen 1.278.552,72 m²lik kısım ve sarı renkle taralı ve (C) harfiyle gösterilen 121.083.49 m²lik kısım yönünden mera tespitine dair komisyon kararının iptali ile iptal edilen kısımların ... Mahallesi sınırları içinde bulunan 1 01... sayılı orman parseline eklenmek suretiyle tapuya tesciline, dava konusu 2 numaralı mera alanı MS-58, MS-59, MS-60, MS-61 ve MS-62 noktaları ile çizilen ve dava konusu edilen ekli krokide sarı renkle taralı (B) harfiyle gösterilen 92.456,17 m²lik kısım yönünden mera tespitine dair komisyon kararının iptali ile iptal edilen kısmın ... Mahallesi sınırları içinde bulunan 1 26... numaralı orman parseline eklenmek suretiyle tapuya tesciline, dava konusu 3 numaralı mera alanı MS-28 MS-29, MS-30, MS-31, MS-32 ve MS-33 noktaları ile çizilen ve dava konusu edilen ekli krokide sarı renkle taralı (C) harfi ile gösterilen 2.332.627,89 m²lik kısım yönünden mera tespitine dair komisyon kararının iptali ile iptal edilen kısmın ... Mahallesi sınırları içinde bulunan 1 02... sayılı orman parseline eklenmek suretiyle tapuya tesciline ve 02.11.2020 tarihli fen bilirkişisi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; sınırlandırmalarının iptallerine karar verilen köy orta malları meraların niteliklerinin tespitinde çevre taşınmazların çekişme yönlerindeki kadastro tutanak ve dayanaklarından yararlanılmadığını, eksik soruşturma olduğunu, tüm mera kayıtları ve tahsisi kayıt ve haritaların en eskilerinden itibaren varlıklarının ve uygulamalarının yapılmadığını, raporların ve uygulamaların eksik olduğunu, nitelik tespitinde zirai bilirkişi heyetleri ile orman bilirkişi heyetlerinin ayrı ayrı teşekkül ettirilmesinin soruşturmanın dava sebepleri açısından gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı taraf dava konusu parselin orman sayılan yerlerden olduğunu, iddia etse de bunun kabulü mümkün olmadığını, davaya konu taşınmaz mera olduğunu, davacı tarafın iddiasını ispatlayacak derecede güçlü ve inandırıcı delillerini ortaya koyamadığını, işbu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın iddiasının zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mera komisyon tahsis kararının iptali ile dava konusu yerlerin orman vasfıyla tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.