Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1778 E. 2025/6038 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1778
Karar No
2025/6038
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1001 E., 2025/89 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/33 E., 2023/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 1 96... parsel sayılı, 10.328,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla, 1/2'şer payla davacı ... ile davalıların murisi... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 96... parsel sayılı taşınmazın 1/2'şer hisse oranında müvekkili ... ile davalılar murisi... adına tespit edildiğini, taşınmazda müvekkilinin yetiştirdiği 160-180 civarı zeytin ağacı olduğunu, taşınmazda müvekkili tarafından yapılan bir adet ev olduğunu, taşınmazdaki zeytin ağaçlarının ve evin müvekkili adına tespit edilmesi gerekirken bilirkişilerin ve komisyonun bu durumu nazara almadığını, tespitin hatalı ve yanlış yapıldığını, müvekkilinin 20 yıl önce taşınmazı teraslattırdığını, zeytin ağaçları dikerek bakım ve hasadını yaptığını, davalılar ve murislerinin hiçbir katkısının olmadığını, taşınmaza yapılan eve müvekkilinin yapı kayıt belgesi aldığını, eve elektrik ve su bağlattığını belirterek, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçları ve evin davacıya ait olduğunun tespitine ve taşınmazdaki zeytin ağaçları ve evin davacıya ait olduğunun taşınmazın beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin tarafların mirasbırakanı babalarından kendilerine miras kaldığını, taşınmazın da miras hukuku ilkeleri gereği taraflara intikal ettiğini, ancak taraflar arasında henüz bir miras paylaşımı yapılmadığını, tek başına malik olmayan ve üzerinde tek başına özgürce tasarrufta bulunma hakkı olmayan davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkillerin murisi ile davacı yan arasında iş yerleri anlamında ortaklık bulunduğunu, müteveffa ile davacı yanın iş yerindeki ortaklık ilişkisi dolayısıyla gelir kaynaklarının ortak olduğunu, yapılan tüm masraflar ve harcamaların birlikte yürütüldüğünü, miras paylaşımı yapılmadığını, işletmeleri de ortak iken uyuşmazlık konusu taşınmaz açısından masraf yapıldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işletmelerin ve atadan kalan tüm miras üzerindeki ortaklıkların devam etmesinin uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki ev ile dikilen ağaçların davacı tarafından yapıldığı iddiasının mesnetsiz ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ekim dikim çalışmalarının davacı ile davalı müvekkillerin murisi tarafından birlikte yapıldığını, bakım çalışmalarına ortak katılım sağlandığını, kolektif emek gösterildiğini ve masraflara birlikte katlanıldığını, evin yapımı sırasında alınan malzemelere ve ustalara karşı yapılan ödemelerin ortak karşılandığını, aynı zamanda zeytin ağaçları için fideler ve işçilere yapılan ödemelerin de ortak karşılandığını, ağaç dikimini müvekkillerin murisi ile davacının ortak gerçekleştirdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''dava konusu taşınmazın davacı ... ve davalıların murisi olan...'ye atalarından miras kaldığı, taşınmazdaki zeytin ağaçlarını davacı ve davalının birlikte diktiği ve taşınmazdaki evi de birlikte yaptırdıkları'' gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''taşınmazın mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanık anlatımları ile dava konusu taşınmazın taraflara kök murisleri ... Bilgi'den intikal ettiği, taşınmazı kadastro tespit gününe kadar birlikte kullandıkları, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ve davacı tarafça beyanlar hanesinde lehine muhtesat şerhi verilmesi istenen zeytin ağaçları ile evin, taraflarca birlikte meydana getirildiğinin anlaşıldığı'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine dair hükmün usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazda 200 adet değişik yaşlarda zeytin ağacının bulunduğunu, bu zeytin ağaçlarının dikim, yetiştirme ve bakım işlerinin davacı tarafından yapıldığını, dava konusu taşınmazdaki teraslamanın da davacı tarafından yaptırıldığını, ağaçların davacıya ait olduğunu, taşınmaz içerisinde bulunan, dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre iki katlı 45,01 metrekare genişliğinde mesken olarak kullanılan evin tüm yapım masraflarının davacı tarafından karşılanmak suretiyle yaptırıldığını, davacının eve ilişkin olarak 3194 sayılı Kanun'un geçici 16.maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi aldığını, taşınmaza elektrik ve su bağlattığını, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun dosya kapsamına uyumlu olmayan gerekçeler ile reddine dair hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların davacıya ait olup olmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacıdan alınan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1778, K. 2025/6038, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1778-e-2025-6038-k-29d320016a40