Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1732 E. 2025/5620 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1732
- Karar No
- 2025/5620
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi SAYISI: 2023/18 E., 2024/5 K.
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, tavzih talebinin reddine karar verilmiş olup hükmün müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı, 38.186,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiş, davacı ... İdaresi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile tespite itiraz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen bir önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.04.2008 tarihli ve 2008/2200 Esas, 2008/6234 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "daha önce verilen bozma kararı gereğince Orman İdaresi lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak fen bilirkişilere ek rapor düzenlettirilerek, çekişmeli taşınmazın usuli kazanılmış hak kapsamındaki 8.186.20 metrekarelik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına, (B)=7.813.80 metrekarelik kısmının tespit gibi davalı adına, (C)=22.184,17 metrekarelik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 01... sayılı parselin, 09.11.2010 tarihli krokide (A)=8.186.20 metrekarelik ve (C)=22.184,17 metrekarelik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına, (B)=7.813.80 metrekarelik kısmının tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline dair verilen karara yönelen temyiz itirazları aynı Dairenin 24.10.2011 tarihli ve 2011/7990 Esas, 2011/11020 Karar sayılı, karar düzeltme istemi ise 27.09.2012 tarihli ve 2012/9835 Esas, 20748 Karar sayılı ilamlarıyla reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bilahare Hazine vekili 14.03.2018 havale tarihli dilekçesi ile, dava konusu 1 01... parselde ifraza konu (A), (B) ve (C) parsellerinden, (C) parselinde maddi hata yapılarak taşınmazın 22.184,17 metrekare olarak hüküm altına alındığını, fakat söz konusu parselin yüzölçümünün 22.186,20 metrekare olduğunu belirterek, gerekçeli karardaki maddi hatanın tavzihen düzeltilmesini istemiş; İlk Derece Mahkemesince; dosyadaki bilirkişi raporları ve hükmün uyumlu olduğu, kararın Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/2. maddesine göre hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, talebe göre m² değişikliği yapmanın diğer hak sahiplerine tanınan haklar ve yüklenen borçların değiştirilmesi sonucunu doğuracağı gerekçeleriyle 10.10.2018 tarihli ek karar ile talebin reddine karar verilmiş, Hazine vekilinin temyizi üzerine ek karar Dairemizin 16.03.2022 tarihli ve 2021/8547 Esas, 2022/2397 Karar sayılı ilamıyla; 6100 sayılı Kanun'un 306 ve devamı maddelerinde düzenlenen tavzih usulüne uyulduktan sonra kararda maddi hatanın bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın tapu kaydının oluştuğu, taşınmazın infazının tamamlandığı gerekçesiyle, infaz edilen dava konusu taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz isteğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.