Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1647 E. 2025/6318 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1647
Karar No
2025/6318
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/502 E., 2025/61 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/15 E., 2024/3 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Niğde ili Merkez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 7. maddesine göre sınırlandırılması yapılan 1 70... parsel nolu, 9.480,27 yüzölçümlü, tarla vasıflı taşınmaz senetsizden ... adına tespit ve tescil edilmiş, 22.06.2018 tarihinde davacıya yapılan satış işlemi ile davacı adına tescil edilmiş ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22-2A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında aynı ada parsel numarası ile 10.194,53 metrekare yüzölçümüyle revizyon görmüş, davalı tarafça yapılan itiraz sonucu Komisyon kararı ile yüz ölçümü 9.286,61 metrekare olarak güncellenmiştir. Aynı yer çalışma alanında bulunan ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 7. Maddesine göre sınırlandırılması yapılan 1 70... parsel nolu, 21.320,64 metrekare yüzölçümlü, tarla vasıflı taşınmaz senetsizden ... adına tespit ve tescil edilmiş, 22.06.2002 tarihli miras payının devri işlemi ile ... adına tescil görmüş, 11.09.2019 tarihli satış işlemi ile davalıya devredilmiş ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda aynı ada ve parsel numarası ile 20.732,53 metrekare yüzölçümüyle revizyon görmüştür. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu Niğde ili Merkez ilçesi ... Mahallesi 1 70... parselde kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, komşu taşınmazlarla arasındaki sınırların zeminde fiilen belli olduğunu belirterek kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın gerçek yüzölçümü ile tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacı tarafa ait sınır ve yüzölçümü itirazlarının 22/a çalışmasındaki yapılan yanlışlıklar ve usulsüzlüklerden kaynaklanmadığı, ilk tesis kadastrosu sırasında oluşturulan pafta ve sınırlandırma hatalı olduğundan uygulama kadastrosuna bu şekilde yansıdığı ve uygulama kadastrosu sınırları ile tesis kadastrosu sınırlarının büyük oranda örtüştüğü anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişinin Mahkememize sunmuş olduğu ek rapor ve uygulama kadastrosunun esasında tesis kadastrosuna tabi olması gerekliliği ve uygulama kadastrosunda mülkiyet nakline varacak değişikliklerin yapılmasının uygulama kadastrosu çalışmasının amacına aykırı olacağı göz önünde bulundurulduğunda yapılan 22/a çalışmasının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine, davacı tarafın mülkiyetindeki Niğde ili Merkez ilçesi ... Mahallesi 1 70... parsel numaralı taşınmazın uygulama kadastrosu tespitindeki sınırları doğrultusu uyarınca 9.286,61 metrekare yüzölçümü ile tespit ve tesciline, davalı tarafın mülkiyetindeki 1 70... parsel numaralı taşınmazın uygulama kadastrosu tespitindeki sınırları uyarınca 20.732,53 metrekare yüzölçümü ile tespit ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verdiğini, tanıklarını dinlemediğini, delillerini toplamadığını, keşif sırasında tarafların sulh olduklarını, sulhun dikkate alınmadığını, davalının bilirkişi raporuna süresinde itirazda bulunmamasına rağmen ek rapor alındığını, dosya kapsamında yer alan ilk rapora göre karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 Sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, İlk Derece Mahkemesi kararının 2. paragrafında yer alan "uygulama kadastrosu" kelimelerinin yazılması kararın infazı sırasında tereddüt oluşturacağından hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, 2. paragrafında yer alan "uygulama kadastrosu" kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine; "güncelleme komisyon kararı" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı tarafa iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1647, K. 2025/6318, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1647-e-2025-6318-k-dc84f4427145