Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1428 E. 2025/2598 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1428
Karar No
2025/2598
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/159 E., 2015/275 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, Gaziantep ili ... ilçesi ... köyü 110 ada 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazlar ile ... Köyü 43 parsel sayılı taşınmazın Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 03.05.1999 tarihli ve 12656 sayılı yazıları ile ağaçlandırma ve erozyon kontrolü nedeni ile Orman İdaresi adına tahsisis uygun görüldüğünü, .. Köyü 989, 990, 991, 1012, 1013, 1037 ve 1038 parsel sayılı taşınmazların da Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 17.05.1991 tarihli ve 11787 sayılı yazıları ile ağaçlandırma ve erozyon kontrolü nedeni ile Orman İdaresi adına tahsisis uygun görüldüğünü, ne var ki bilahare söz konusu tahsislerin kaldırılarak çekişmeli taşınmazların mera olarak tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların Hazine adına yapılan tescilllerinin iptali ile orman vasfı ile tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, çekişmeli taşınmazların mülkiyetinin Hazineye ait olduğu hususunda her hangi bir ihtilaf olmadığını, davanın da tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olması nazara alındığında ortada iptal edilecek kayıt bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "dava, mera vasfı ile kayıtlı taşınmazların orman vasfı ile tescili talebine dayalı olup, dava konusu taşınmazların bir kısmının zaten Devlet Ormanı vasfı ile tapuya tescili oldukları, dava konusu mera vasıflı taşınmazların orman vasfı ile tapuya tescili hususunda ise, bu işlemin idari mahiyette tasarrufa dayalı olması nedeni ile, idare mahkemelerinin yetkili olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, mera komisyonu kararının iptali ile dava konusu taşınmazların orman vasfı ile tesciline ilişkindir. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 13/5 maddesi hükmü uyarınca, komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesine dava açılabilir. Bu süre geçtikten sonra tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılarak aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca 5 yıllık süre içinde açılan davaların asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir. Görüldüğü üzere, Mera Kanunu ve Kadastro Kanunu'nda benzer amaçlı düzenlemelerle dava açma süresiyle birlikte görevli mahkeme de belirlenmiştir. Mera Komisyonu kararının iptaline ilişkin davalarda adli yargı görevlidir. Öte yandan, karar tarihinden sonra 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince, çekişmeli taşınmazın bulunduğu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiş, aynı Kanun'un Geçici 1/13. maddesine göre de Büyükşehir Belediyesi olan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belde belediyeleri ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmış olup, böylelikle İlçe Belediye Başkanlığı ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı da ilgili kamu tüzel kişisi olarak yasal hasım sıfatını kazanmıştır. Ne var ki, anılan yasa hükmü gereğince ilgili kamu tüzel kişisi sıfatıyla davada taraf olarak yer alması gereken, dava konusu taşınmazın bulunduğu Şahinbey İlçe Belediye Başkanlığı ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın davada taraf olarak yer almadığı ve bu nedenle davada taraf teşkilinin tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Bu genel açıklamalar ışığında sonra somut olayın değerlendirilmesine gelince, davacı ... İdaresi, taşınmazların orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Dava, mülkiyet hakkına ilişkin olup, mülkiyet çekişmelerinden doğan davaların yukarıda açıklanan nedenlerle adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle, davacı tarafa, 6360 sayılı Kanun uyarınca ilgili kamu tüzel kişileri olarak yasal hasım konumunda bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şahinbey Belediye Başkanlığını davaya dahil ederek taraf teşkilini sağlaması hususunda süre ve imkan tanınmalı; bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan Belediyelerden davaya karşı savunma ve delilleri sorulup saptanmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra çekişmenin esası incelenerek bir hüküm kurulması yerine uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden söz edilerek yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1428, K. 2025/2598, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1428-e-2025-2598-k-6b765bebfc79