Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/114 E. 2025/3540 K. – Uygulama Kadastro
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/114
- Karar No
- 2025/3540
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/957 E., 2024/1725 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/11 E., 2023/54 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama Kadastrosu sırasında .........................köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 109 parsel sayılı 701,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 190 ada 10 parsel numarasıyla ve 748,39 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında davalıya ait 190 ada 10 parsel sayılı taşınmazın taşınmazın yüzölçümünün arttığını ve artışın taşınmazın bitişiğindeki tescil harici kısımlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda "harita mühendisi bilirkişileri raporu ile dava konusu alanın tesis kadastrosunun 1967 yılında 766 sayılı Kanuna göre prizmatik ölçü yöntemi ile tespit edilip planimetre ile paftasından alan hesabının yapıldığı, yüzölçüm hassasiyetinin az olması nedeniyle hatalar içerdiği ve teknik olarak yetersiz kalması nedeniyle uygulama kapsamına alınarak güncelleme yapıldığı, parsellerin ilk tesis kadastrosundaki yüzölçümü ile 22/a sonrası yüzölçümü arasında artış ve azalışların yanılma sınırı içinde kaldığı ve tesis kadastrosunda tersimat hatasının bulunmadığının tespit edildiği, uygulama öncesi ve sonrasına ait durumun birbiri üzerine aplike edildiğinde oluşan (A) harfi ile gösterilen alanın 5,51 metrekare olduğu, hava fotoğrafları incelemesinde, 1966, 1968, 1973 ,1975 tarihli hava fotoğraflarında parselin kuzeybatı sınırında (A) harfli alanın uygulama ile alınan sınırla uyumlu ve çalı çırpı ile çevrili çit şeklinde olduğu, tesis kadastrosu evraklarında da davaya konu alanın kırıksız dik açı ile geçirildiğinin görüldüğü, köşe noktasında prizmatik yapılan ölçümde ölçü hatası yapıldığı, yapılan ölçü hatasının 22/a çalışması ile düzeltildiği ancak davacının iddia ettiği gibi tescil harici alana genişleme yapılmadığının hava fotoğrafları, tesis kadastrosu evrakları, beyanlar ve tüm dosya kapsamından sabit olduğu, tapu alanlarındaki 5,51 metrekare dışında artış yönündeki diğer değişimlerin komşu parsellerle olan ara sınırın sabit sınır olarak davalı parsel lehine değişmesinden kaynaklı olduğu, 22/a çalışmasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi, Yönetmelik ve Genelge hükümlerine uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, eski 109 yeni 190 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 22/a uygulama kadastrosunda olduğu gibi tespit ve tesciline karar verilmiş; hükmün; davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "davanın, 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca açılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişiler beyanlarına, görüşleri hükme esas alınan teknik bilirkişilerin tespit tarihine yakın ve sonra ki tarihli olacak şekilde incelenen 1966,1968,1973 ve 1975 tarihli hava fotoğraflarında (A) harfi ile gösterilen nizalı alanın uygulama ile alınan sınırla uyumlu olarak çalı ve çırpı ile çevrili çit şeklinde olduğunu, tesis kadastrosunun prizmatik yöntemle tespit edildiğini, tersimat hatası olmayan tesis kadastro paftasının oluşumuna esas alınan ölçü krokisinde davaya konu sınırının 22/a uygulaması ile oluşturulan sınır gibi kırıksız olarak dik açı ile gösterildiğini ve böylelikle ölçü hatası yapıldığını bildirmelerine, sonuç olarak gerçeğin bir resmi olan hava fotoğrafları ile doğrulanan nizalı sınır yönüyle ölçü hatası giderilerek nizalı taşınmazlar arasında ki ara sınırı tesis kadastrosunda düzenlenen ölçü krokisi ile uyumlu hale getiren uygulama kadastrosu sırasında hata yapılmadığının belirlendiği, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.