Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/80 E. 2025/2749 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/80
Karar No
2025/2749
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R I. DAVA 2420 ada 15 parsel numaralı taşınmaz geçici 8. madde gereği yapılan kadastro çalışmasında davalı adına tespit edilmiş, tapuda davalı adına tescil edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde özetle; .. ili .. ilçesi .. Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ormanların Orman Kadastro çalışmaları 1744 sayılı kanun kapsamında 27 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1979 yılında tamamlandığını, 1991 yılında da 2/B madde uygulaması 3402 sayılı kanun kapsamında 109 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından tamamlanarak 08.04.1991-08.05.1991 tarihleri arasında askı ilanına çıkartılarak kesinleştiğini, Dedeler Mahallesi sınırları içerisinde kalan taşınmaz malların 3402 sayılı kanunun 22. maddesi kapsamında çalışmalarının tamamlandığını ve 2020 tarihinde askı ilanına çıkartıldığı, komisyonca Orman Kadastro haritası uydu haritaları ve zemin durumu göz önüne alınarak yapılan inceleme neticesinde davalı adına tespiti yapılan ..ada .. parsel (eski .. ada . parsel) nolu taşınmazın tamamının 1979 yılında kesinleşen Orman Kadastro sınırlarının içerisinde kaldığından çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. II. CEVAP 1.Davalı vekili özetle; taşınmazın orman arazisi olmadığını, görevlilerin hatalı ölçüm ve değerlendirmeleri sonucunda taşınmazın orman sınırları içinde kaldığının iddia edildiğini, müvekkilinin yıllardır maliki olduğu taşınmaz orman sınırındaysa, TOKİ konutlarının dahi orman sınırları içinde kalacağını, taşınmazın atalarından mirasen kaldığını, tarla olarak kullanıldığını ve vergilerinin yıllardır ödendiğini öne sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların Orman Kadastro hattına göre konumunun belirlendiği, 21.10.2021 tarihli orman bilirkişi raporunda gösterilen taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 21.10.2021 tarihli orman bilirkişi raporunda gösterilen taşınmazın tamamının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; eski .. ada .. parsel sayılı taşınmazın öncesinde 1990 yılında yapılan arazi kadastro çalışmalarında 3828,00 m² yüzölçümünde ve tarla niteliğiyle tespit edildiği, yapılan tespitin 1991 yılında kesinleştiği, sonrasında taşınmazın kısmen orman tahdit sınırları içinde kaldığından söz edilerek 10.06.1991 tarihli tescil beyannamesine göre ikiye ifrazı yapılmış, ifraz edilen 440,00 m² yüzölçümündeki bölüm 116 ada 1 parsel numarası ile davalı ... adına; diğer ifraz edilen 3388,00 m² yüzölçümündeki bölüm ise tescil harici bırakılmış, akabinde yörede yapılan 22/A madde gereği uygulama kadastrosu sırasında söz konusu tescil harici bırakılan 3388,00 m² yüzölçümündeki bölüm için 21.01.2020 tarihinde geçici 8. madde gereği tutanak düzenlenerek 2420 ada 15 parsel numarası verilmiş, şerhe göre askı ilanı yapılan taşınmaz yönüyle tespit 17.11.2020 günü kesinleşerek tapu kaydı oluşmuştur. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, bilindiği üzere kesinleşen Orman Kadastrosunun bulunması halinde, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle varsa kesinleşen Orman Kadastrosuna ait harita ve tutanakların uygulanması ile belirlenmesinde zorunluluk bulunmasına, çekişmeli 2420 ada 15 parsel sayılı taşınmazın ifraz beyannamesi dayanağı Osman Çaprak imzalı krokide dahi Devlet Ormanı sınırları içinde gösterilip 1991 yılında yapılan ifrazının dahi orman olduğu için yapılmasına, öte yandan uzman teknik bilirkişiler tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kalan ve bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesine göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, .. TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan .. TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/80, K. 2025/2749, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-80-e-2025-2749-k-f248b8ed511b