Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6662 E. 2026/2815 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6662
- Karar No
- 2026/2815
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1986 E., 2024/1445 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Keçiborlu Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/66 E., 2019/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, .... köyü çalışma alanında bulunan 37... parsel sayılı 7.336 m² ve 37... parsel sayılı 3.000 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, 29.07.1985 tarihli ve 59 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle,... adına tespit ve tescil edildikten sonra, 14.12.1990 tarihinde satış suretiyle tapuda davalı ... ...adına kayden intikal ettirilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ....Mahallesinde bulunan 37... ve 100 parsel sayılı taşınmazların davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarıldığını, orman sınırları içerisindeki yerlere ait tapuların hukuki değerinin bulunmadığını beyan ederek, davalı adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ettikten sonra, 29.12.2004 havale tarihli ıslah dilekçesiyle, dava konusu taşınmazların orman olduğunu ileri sürerek, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; davacı tarafından davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası nedeniyle Orman İdaresinin hukuku etkilendiğinden asli müdahil olarak davacının yanında yer almak istediklerini, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu olamayacağını beyan ederek, Orman İdaresinin Hazine adına kayıtlı Devlet ormanlarını kullanma hakkına sahip olduğundan İdarenin asli müdahil olarak kabul edilmesine, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ....cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 1940'lı yıllara dayanan ve daha eski bir zamandan beri tapulu mülkü olduğunu, bu yerlerin önceden üzüm bağı iken bilahare yaklaşık 40 senedir de güllük olduğunun yaşlı kişilerce de bilindiğini, taşınmazları tapu kayıtlarına güvenilerek satın alındığını, şu anda taşınmazların üzerinde ceviz, badem ve kırk senedir süre gelen gül bahçesinin bulunduğunu, orman niteliğinde bulunmayan tapulu taşınmazların orman sınırına alınmasının büyük haksızlık olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, müdahil davacı ... İdaresinin ve davacı Hazinenin davalarının kabulüne, dava konusu 37... ve 100 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle dava konusu 37... ve 100 parsellerin Karadağ Devlet Ormanı ile çevrili orman içi açıklık oldukları, kadastro tespitlerine dayanak alınan Temmuz 1985 tarihli ve 59 sıra numaralı tapu kaydının davalı taşınmazlara uyduğunun kabul edilemeyeceği, dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, Uluborlu Kadastro Mahkemesinin 2012/1 Esas ve 2012/1 Karar sayılı kararı ile yapılan orman sınırı dışına çıkarılma işleminin de iptaline karar verildiği, hükmün derecattan geçerek 02.06.2014 tarihinde kesinleştiği, davalı taşınmazların kesinleşen orman sınırı içinde kaldığının anlaşılmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... ... temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davaya konu taşınmazların tamamının orman niteliğini kaybettiğini, 2. keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince hatalı kanaate ulaşıp karar verdiğini, davaya konu taşınmazların yaklaşık 100 yılı aşkın süredir tarım arazisi olarak kullanıldığını ve her yıl 5 ton gül çiçeği hasadını yaptığını, İlk Derece Mahkemesince iki bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ...'nın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.