Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/643 E. 2025/7104 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/643
Karar No
2025/7104
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2021/29 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili .... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 20... , 1 30... ve 1529 parsel sayılı sırasıyla 402.81, 17.069. 75... .59 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1 20... ve 1 30... parsellerin davalılar...,.... ve ...'ın, diğer taşınmazın davalı ....'ın kullanımında olduğu, üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının adı geçenlere ait olduğu şerhi verilerek tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar... ve ... dava dilekçesinde; dava konusu 1 20... , 1 30... ve 1529 parsel sayılı taşınmazlar hakkında miras yoluyla gelen hakka dayanarak ve tarafların kök murisi ... oğlu ...'dan kaldığını öne sürerek, tüm mirasçıların kullanıcı olarak yazılmasını talep etmişlerdir. 3. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu 1 20... ve 1 30... parsel sayılı taşınmazlar hakkında miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak, taşınmazların kendi kullanımlarında olduğu halde davalıların adının kullanıcı olarak yazıldığını öne sürerek, adlarına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/102 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ile davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2017/1241 Esas, 2020/2938 Karar sayılı ilamıyla "dava konusu 1 30... parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacılar ... ve ...'ın taşınmaz üzerinde miras payı kadar haklarının bulunduğunun, geri kalan payın davalı ...’ın kullanımında olduğunun, taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının davalı tarafından dikildiğinin ve evin de davalıya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesi suretiyle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi; dava konusu 1 20... ve 1 30... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, davacılar ... ve müştereklerinin taşınmazlar üzerinde miras payı kadar haklarının bulunduğunun, geri kalan payların davalıların kullanımında olduğunun, taşınmazın 1. derecede arkeolojik sit alanı içinde kaldığının beyanlar hanesinde gösterilmesi suretiyle taşınmazların ayrı ayrı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek, bozma kararı ile davalı taraf lehine oluşan usulî kazanılmış hakkı ihlal edecek şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "uyuşmazlık konusu 1 30... parsel sayılı taşınmaz açısından taşınmazın miras bırakan ...'a aitken ölümüyle tüm mirasçılara kaldığı, mirasçılar arasında usulüne uygun bir taksim bulunmadığı, her ne kadar davalı .... babasının sağlığında taşınmazı üçüncü kişiye sattığını, kendisinin de bu kişiden satın aldığını savunmuş ise de murisin taşınmazı ölümüne kadar kullandığı, zilyetliğini kimseye devretmediği, evin davalı tarafından yapıldığı, ağaçların davalı tarafından dikildiği dosya kapsamından anlaşılmış bununla birlikte davacı ... ve ...'ın taşınmaz üzerinde miras payı kadar hakkının bulunduğu geriye kalan payın davalı kullanımında, zeytin ağaçlarının davalı tarafından dikildiği ve evin de davalıya ait olduğu anlaşılmış, dava konusu 1 20... ve 1 30... parsel sayılı taşınmazlar açısından taşınmazların muris ...'a ait iken ölümüyle tüm mirasçılarına kaldığı, mirasçılar arasında usulüne uygun bir taksim bulunmadığı, her ne kadar davalılar....,.... ve ... taşınmazların muris babaları ... tarafından 08.03.1994 tarihli hibe senediyle kendilerine bağışlandığını savunmuş olsalar da senedin düzenlendiği tarihte davalıların 3, 5, 7 yaşlarında olduğu, hibeyi kabul edebilecek yaş ve tasarruf ehliyetlerinin olmadığı, taşınmazların murisin ölümüne kadar bizzat kendisi tarafından kullanıldığı, murisin ölüm tarihinde dahi davalıların 13, 15, 17 yaşlarında olduğu, murisin ölüm tarihinden sonra da yanlızca davalılar kullanmayıp tüm mirasçıların rastgele kullandıkları, diğer bir anlatımla hibe senedinin hukuki geçerliliği bulunmadığı gibi zilyetliğin de devredilmemiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmış, hal böyle olunca davacıların taşınmazlar üzerinde miras payları kadar haklarının bulunduğu, geriye kalan payların davalılar kullanımında olduğu, taşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığı belirlenmiş ve bu hususların beyanlar hanesinde gösterilmesi ve Hazine adına tescil edilmesi gerektiği " gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 30... ve 1 20... parsel sayılı taşınmazların 2/B kadastro tutanağın beyanlar hanesindeki 2 ve 3 numaralı kısımlarda belirtilen şerhlerin iptaline, taşınmazların davacılar .... oğlu ..., ... kızı ...,.... kızı ..., .... kızı ..., .... oğlu ..., .... kızı ...'in Kaş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/307 Esas ve 2018/340 Karar numaralı veraset ilamında belirtildiği miras payları kadar haklarının bulunduğunun, taşınmazların geriye kalan kısımlarının .... oğlu ..., .... oğlu ... ve .... oğlu ...'ın kullanımında olduğunun şerh düşülmesine, 1 ve 4 numaralı kısımlardaki 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır şerhi ve parsellerin tamamının 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmaktadır şerhlerinin korunmasına, taşınmazların ayrı ayrı Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu 1 30... parsel sayılı taşınmazın 2/B kadastro tutanağın beyanlar hanesindeki 2 ve 3 numaralı kısımlarda belirtilen şerhlerin iptaline, taşınmazda davacılar ... oğlu ... ve .... oğlu ...'ın Kaş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/307 Esas ve 2018/340 Karar numaralı veraset ilamında belirtildiği miras payları kadar haklarının bulunduğunun, taşınmazın geriye kalan kısmının ... oğlu ...'ın kullanımında olduğunun şerh düşülmesine, taşınmazın üzerindeki zeytin ağaçlarının .... oğlu ... tarafından dikildiğinin ve taşınmaz içerisinde bulunan evinde .... oğlu ...'a ait olduğunun şerh düşülmesine, 1 numaralı kısımdaki 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır şerhinin korunmasına, taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince müvekkilinin davacı olduğu asıl davanın kabulüne karar verildiği halde, 1 20... ve 1 30... parsel ile ilgili davacı ... yönünden hüküm kurulmadığını beyan ederek, Yargıtay bozma ilamına aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının, esas bakımından eksik inceleme ve araştırma sonucu verilmiş bir karar olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, yasal hasım durumunda bulunan Hazine aleyhine vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını veya bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda davacıların kullanım haklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 1. Davalı ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; hükmü temyiz eden Hazineye gerekçeli kararın 25.10.2022 tarihinde, davacı ... vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin ise 07.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 11.06.2023 tarihinde bu kez davalı Hazine adına vekaletname sunan vekiline tebliğ edilerek gerekçeli kararın ikinci kez tebliğe çıkarıldığı ve 11.06.2023 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, gerekçeli kararın ve davalı tarafın temyiz dilekçesinin davalı Hazineye tebliğ edilmiş olması karşısında daha sonra vekalet sunan vekile ikinci kez yapılan tebliğin hukuken geçerliliği bulunmamakta olup; gerekçeli kararın ve davalı tarafın temyiz dilekçesinin davalı Hazineye tebliğ tarihi ile temyiz tarihi arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3/1. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 432. maddesinde düzenlenen 15 günlük temyiz süresinin ve 433/2. maddesinde düzenlenen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresinin geçtiği anlaşıldığından, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2017/1241 Esas ve 2020/2938 Karar sayılı ilamıyla " dava konusu 1 20... ve 1 30... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, davacılar ... ve müştereklerinin taşınmazlar üzerinde miras payı kadar haklarının bulunduğunun, geri kalan payların davalıların kullanımında olduğunun, taşınmazın 1. derecede arkeolojik sit alanı içinde kaldığının beyanlar hanesinde gösterilmesi suretiyle taşınmazların ayrı ayrı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken," gerekçesiyle bozulduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyulmasına rağmen "1.Dava konusu Antalya ili ... ilçesi .... köyü ... mevkinde kain 1 30... ve 1 20... parsel sayılı taşınmazların 2/B kadastro tutanağın beyanlar hanesindeki 2 ve 3 numaralı kısımlarda belirtilen şerhlerin iptaline, taşınmazların davacılar ,,....,......kızı ..., ... kızı ..., .... oğlu ..., ... kızı ...'in Kaş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/307 Esas ve 2018/340 Karar numaralı veraset ilamında belirtildiği miras payları kadar haklarının bulunduğunun, taşınmazların geriye kalan kısımlarının ... oğlu ..., ... oğlu ... ve ... oğlu ... kullanımında olduğunun şerh düşülmesine, 1 ve 4 numaralı kısımlardaki 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır şerhi ve parsellerin tamamının 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmaktadır şerhlerinin korunmasına, taşınmazların ayrı ayrı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline," şeklinde hüküm kurularak temyiz isteminde bulunan davacı ... yönünden anılan taşınmazlar üzerinde diğer davacılarla birlikte miras payı kadar hakkının bulunduğuna karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/643, K. 2025/7104, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-643-e-2025-7104-k-355e3e176fca