Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2758 E. 2025/7078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2758
- Karar No
- 2025/7078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/101 E., 2024/1 K.
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında, İzmir ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 4 12... parsel sayılı 8.620,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, taşınmazda 6/24 payın ...., 3/24'er payın .... evlatları ..., ..., ..., ..., ... ve ....'ın kullanımında olup üzerindeki zeytin ağaçlarının bu kişilere ait olduğu belirtilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde özetle; kadastro çalışmaları sırasında tarla vasfıyla Hazine adına tespit gören İzmir ili ... ilçesi .... Mahallesi ..... mevkii 4 12... parsel sayılı taşınmazın, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesinin ardından eklemeli olarak 50 yılı aşkın zamandır malik sıfatıyla zilyetlik ve tasarrufları altında olduğunu beyan ederek, davalı adına yapılan tespitinin iptali ile eşit paylarla adlarına tescillerine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilen hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.02.2017 tarihli ve 2016/10240 Esas, 2017/1127 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; tespit tarihinden 15, 20, 25 yıl öncesine ilişkin üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, bilirkişiler eşliğinde keşif yapılması, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini tespit edilmesi, zilyetliğe ilişkin araştırma yapılması, krokili rapor alınması, zilyetlik ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "...dava konusu 4 12... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısmının imar-ihya edilmediği, zilyetlikle kazanma koşullarını taşımadığı; B harfi ile gösterilen kısmının öncesinin çalılık ve fundalık olduğu, temizliğinin 1970 yılından sonra başladığı ve 1975 yılında tamamlandığı, 1975 yılından sonra üzerindeki dağınık haldeki seyrek delicelerin aşılandığı, bunun dışında toprağın işlenmediği ve tarımsal faaliyete konu edilmediği, 2012 yılında kuzeybatı bölümünün zeytin fidanları dikilerek ekonomik anlamda tarımsal amaçla kullanılmaya başlandığı, güneydoğu bölümünün ise 2012 yılında işlenip sürüldüğü ancak boş bırakılarak tarımsal faaliyete konu edilmediği, zilyetlikle kazanma koşullarını taşımadığı..." gerekçesi ile davanın reddine taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ve işbu karar, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.