Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5798 E. 2025/6490 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5798
- Karar No
- 2025/6490
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/617 E., 2024/669 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gercüş Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1065 E., 2021/389 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucunda, Batman ili Gercüş ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 76... parsel sayılı taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Batman ili Gercüş ilçesi ... köyü 1 76... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında davaya muris ... mirasçıları müdahil olmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın etrafının kısmen orman parseli ile çevrili, orman bütünlüğü içinde orman sayılan yerlerden olduğu, hangi nedenle olursa olsun etrafı ormanla çevrili olan taşınmazların özel mülke konu olmayacağı, bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... 27.11.2020 tarihli jeodezi bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza ilişkin 1952, 1973, 19 84... tarihli hava fotoğraflarının incelemesinde tarımsal faaliyet ile imar ihyanın olmadığının, 06.01.2021 tarihli ziraat bilirkişisi raporuna göre, 1 76... nolu parsel içerisinde (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen alanlar üzerinde evveliyatından kullanımın olduğunun, ancak tespit tarihinden geriye dönük 20 yıllık kullanımın mevcut olmadığının bildirildiği, orman mühendisi raporuna göre de dava konusu taşınmazın orman sayılan alanlardan olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar mahallinde yapılan keşifte alınan beyanlarda davacıların ve murisinin tarımsal faaliyette bulundukları belirtilmiş ise de bu beyanların raporlarla desteklenmediği, kaldı ki, zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 45. maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 Esas, Karar; 14.03.1989 gün ve 35/13 Esas, Karar ve 13.06.1989 gün ve 7/25 Esas, Karar sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu, bilirkişi raporlarında varılan sonuçların bu kapsamda uyumlu olduğu ve hükme esas almaya elverişli oldukları ..." gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.