Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5422 E. 2025/4192 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5422
Karar No
2025/4192
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3285 E., 2024/1686 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/83 E., 2022/470 K. Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 52 nci maddesine dayalı olarak açılan özel ormanların tevhidi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu..................... de bulunan ............. Orman İşletme Müdürlüğü, Orman İşletme Şefliği sınırlarındaki Kasapçayırı Özel Ormanının 1926 yılında hususiyet kazandığının tasdik olduğunu, 3116 sayılı Kanuna göre 1938 yılında özel orman olarak sınırlandırıldığını, 1945 yılında 4785 sayılı Kanunla Devletleştirildiğini, ................. Özel Ormanın 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması yapıldığını ve 4 adet özel orman alanının oluştuğunu, yeni tevhit işlemleri yapılmadan oluşan tapu kayıtları üzerine özel orman şerhinin işlendiğini, 6831 sayılı Kanun'un 3373 sayılı Kanun ile değişik 52 nci maddesinin 1. fıkrasında özel ormanlar 500 ............... küçük parçalar teşkil edecek şekilde parçalanıp başkalarına temlik ve mirasçılar arasında ifrazen taksim edilemez hükmünün yer aldığını, ifraz edilen taşınmazlara ait tapuların kadastral açıdan uygun olacak şekilde tek tapu halinde birleştirilmesi gerektiğinden, mevcut durumda olan sahiplik, faydalanma, yapılaşma sorunlarının giderilmesine imkan sağlamak için eski 230 no.lu parselin kanuna aykırı olarak ifrazı sonucunda oluşan ve özel orman alanında kaldığı tespit edilen 1257-1258-1259 ve 286 no.lu parsellerin tapuları ile yola terk, yeşil alana terk gibi işlemleri de iptal edilerek bir bütün olarak bütün hissedarları adına tek tapuda tevhit edilerek Özel Orman vasfı ile ...................Özel Ormanı adı altında tapuya tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 2010/109 Esas ve 2017/532 Karar sayılı ilam ile davanın kabulüne, dava konusu 1257-1258-1259-286 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının tevhid edilerek özel orman vasfı ile ............ No.lu Özel Ormanı adı altında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2018/1991 Esas ve 2019/746 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün infaza elverişli olmadığı, parseller arasında bulunun yolların miktarlarının belirlenmediği, verilen kararda yollarla ilgili birleştirme kararı olmadığı, bu nedenle parsellerin teknik olarak birleştirilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca dava konusu 1257, 1258 ve 1259 parsellerin arsa niteliğinde, 286 parselin ise tarla niteliğinde olduğu ve üzerinde kat irtifakı kurul olduğu gözetilerek, yeni oluşacak parselin niteliğinin ne şekilde olması gerektiği, yeni oluşacak parselde maliklerin hisselerinin de açık ve net olması gerektiği, bu yönden de bilirkişilerden rapor alındıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davaya konu taşınmazların Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 2010/4 sayılı Genelgesinin 28 inci maddesi kapsamında taşınmazlar arasında kadim yol bulunması nedeni ile taşınmazların tevhidinin mümkün olamayacağı, gelen yazışma cevaplarına göre parsel arasındaki yola ilişkin birleştirme kararı bulunmadığı, bu kapsamda davacı vekilinin talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, kayıt maliklerine karşı açılan davanın reddine, ... ve ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda yazılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Yukarda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5422, K. 2025/4192, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5422-e-2025-4192-k-828dc3a74428